İnsanoğlu her şeye alışıyor. Bir vakitler, savaş için de doğup büyüyen ve sonra da savaşa katılan, daha doğrusu, doğduğu andan itibaren savaş içinde olan vietnamlıların o hayatı olağan karşılamaları gibi, insanlık da, bugün demoklasin kılıcı olarak tepesine asılmış nükleer savaş bombasına korkmadan, ürkmeden bakabiliyor.
Tesadüfle kurtuluş olamaz. İslâm dünyası, ancak açacağı çok geniş, çok boyutlu ve yoğun bir düşünce hayatı ve çığırı ile, ve o hayatı ayakta tutan saf heyecan ve idealizm ortamında, bir çıkış noktası bulacaktır.
Düşünce de vahiy gerçekliğinin ışığında hayat bulur; ondan doğar, ondan beslenir ve onunla yaşar.
Bu yüzdendir ki, Kur'an-ı kerim, insanlığı hep düşünmeye çağırıyor, düşünceye çağırıyor.
"Düşünce hayatın seviyesini yükseltir."
Taklitten ancak düşünceyle kurtuluruz...