-Bazen senin bir kavanozun içinde olduğunu düşünüyorum. O kavanozun içindesin ve kapak sıkıca kapalı. Kavanozun dışından içi görünüyor ama içinden dışı görünmüyor. Kavanozu önüme koymuşum da seni izliyorum sanki. Sen izlendiğinin farkında bile değilsin. Bazen nefessiz kalıyorsun. Boğulacak gibi. Tam o sırada uzanıp kavanozun kapağını gevşetiyorum. Soluk soluğa kafanı kaldırıp kapağa bakıyorsun ama beni görmüyorsun. Tam yaşayabilecek kadar nefesi ciğerlerine depoladığın anda tekrar o kapağı sıkıyorum. Boğulmaya başlıyorsun. Sonunda seni yok etmekten korkuyorum.
-Sorun değil. Zaten silinmiş bir sayfayı yaksan da fark etmez artık.