Sanrının Sakası

Sanrının Sakası
@Gecenin_ayiii
Beni takip edenlere GTyapıyorum
"Mavilerin de şimşekler çakıyordu, onun gözleri benim gökyüzümdü ve bunu kabullendiğim anda kaybetmiş olmak ölümden bile daha fazla can yakıyordu."
Alıntı
Melek isimli okura yanıt verildi
Sanrının Sakası
Yaaa öyle deme
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
-Bazen senin bir kavanozun içinde olduğunu düşünüyorum. O kavanozun içindesin ve kapak sıkıca kapalı. Kavanozun dışından içi görünüyor ama içinden dışı görünmüyor. Kavanozu önüme koymuşum da seni izliyorum sanki. Sen izlendiğinin farkında bile değilsin. Bazen nefessiz kalıyorsun. Boğulacak gibi. Tam o sırada uzanıp kavanozun kapağını gevşetiyorum. Soluk soluğa kafanı kaldırıp kapağa bakıyorsun ama beni görmüyorsun. Tam yaşayabilecek kadar nefesi ciğerlerine depoladığın anda tekrar o kapağı sıkıyorum. Boğulmaya başlıyorsun. Sonunda seni yok etmekten korkuyorum. -Sorun değil. Zaten silinmiş bir sayfayı yaksan da fark etmez artık.
Alıntı
ophelia isimli okura yanıt verildi
Sanrının Sakası
Şeyyy ona sormak lazım
-Affını istemiyorum Farah,senden istediğim tek şey bana hakkını helal etmen. -Etmem,Gurur.Ne şimdi ne de öldüğümde... Sana hakkımı helal etmeyeceğim. -Ya ben öldüğümde? Ölsem bile yine bana hakkını helal etmez misin. -Etmem. Ölüm haberini bana geldiğinde bile sana hakkımı helal etmem.
Yazık yaaa
Alıntı
Melek isimli okura yanıt verildi
Sanrının Sakası
Bendeeee
Bizimle alay mı ediyorsunuz?
1/10
·764 syf.··
2024 6. kitabı
Aslı Arslan’ın Beyaz Leke kitabı, sadece zamanınızı boşa harcamakla kalmıyor, aynı zamanda mantığa meydan okuyan bir karmaşa sunuyor. 2027 yılında geçtiği iddia edilen bu hikaye, okuyucuyu bilimkurgu ya da distopya atmosferine çekmek bir yana, sürekli "Bu nasıl olabilir?" sorusuyla baş başa bırakıyor. Örneğin, ana karakter Eftalya’nın her gün gidip geldiği bir örgüt evinin devlet tarafından tespit edilememesi kadar komik bir detay daha zor bulunur. 2027 yılındayız, yani teknoloji çağının zirvesi. Ancak Arslan’ın hikayesinde, devletin temel takip yeteneklerinden bile yoksun olduğu ima ediliyor. Daha da saçma olanı, araçla kaçış sırasında havadan bir takip düzenlenmemesi. Bu, günümüz standartlarında bile kabul edilemez bir hata. Hikayede ciddiyet arıyorsanız, yanlış yerdesiniz. Devlet büyüklerinin katıldığı bir davette, bir hakimin öldürülüp kimliğinin bile tespit edilememesi başka bir mantık felaketi. Bu olay, sıradan bir polisiye dizisinde bile daha iyi işlenirdi. Ancak bu kitapta, temel gerçeklik algısı bile çiğnenmiş durumda. Hikayenin absürtlüğü bununla sınırlı değil. İşkenceyle kolu kesilmiş bir karaktere "protezin hemen tedarik edilmesi" gibi inanılmaz detaylarla karşılaşıyoruz. Ayrıca, takip çipi gibi modern teknolojik unsurların hikayeye katılması güzel bir fikirken, "idamdan önce çıkarılması" gibi bir saçmalıkla bu fikir yerle bir edilmiş. Hangi mantık, çipi idam öncesinde çıkarmayı gerektirir? Bu, sadece kötü bir yazım değil, aynı zamanda okuyucunun zekasına hakarettir. Tüm bu mantık hatalarının üzerine, ülkedeki en önemli mahkumun avukatının kimse tarafından ciddiye alınmaması, savcının bile durumdan bihaber olması gibi trajikomik detaylar ekleniyor. Hapishane sahnelerinde mahkumların her gün işkence gördüğü anlatılırken, aynı hapishanede mahkumlara kek
1000Kitap
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,1bin okunma
Sanrının Sakası isimli okura yanıt verildi
Sanrının Sakası
barutulubozav ben sana değil incelemiyi paylaşan kişiye söylemiştim ama sende öyle düşünüyorsan üstüne alınabilirsin