R: Daha ne olsun işte doktor oldum, onca yıl çabaladım; sayısız saatler verdim bu uğurda. Gidip iki üç tane aptalımı dinleyeceğim onların fikirleri ne olabilir ki. Eğitimi olmayan zavallılar hepsi !
D: Belki haklısındır ama unutma yaşam dediğimiz bu taş parçasının altında sayısız insan var.Ve başarılı birisin pekala oda doğru..
R: Doğru tabi, ben hayatımı garanti altına aldım. Evimi de aldım geçen yaz , ufak biraz 90 metrekare civarı fakat yeter bana arabam zaten ilk mesleğe başladığımda almıştım kredisi biteli uzun zaman oldu. Kimseyle işim yok hele ki benden başarısız olanların bana fikir vermeye çalışması ne kadar sinirime dokunuyor anlayabiliyormusun? .
D : Hayır , başarı dedin daha yeni doğru değilmi , peki bir insanı başarılı yapan şey nedir. Tüm bu anlattıkların mı ?
R: Sonunda anladın.
D: Ben sana desem ki 8 yıl ilk okul 4 yıl lise bir 4 yıl da üniversite dedin mi eder sana 16 yıl. Koskoca 16 yıl! Tüm bu eğitim hayatında insanlar nice dersler görüp nice derslerde başarılı oluyor. Ufak bir kısmı sadece ve sadece başarılı olduğu derse daha bir ilgi duyup o yolda ilerliyor.
R: Ne oluyor yani?
D: Ne mi oluyor ; Olan şu örneğin senin gibi matematiği iyi olan birisi sayısal üzerine yoğunlaşıp üniversite sınavında istediği puanı alıp doktor oluyor kimileri mühendis, kimileri ise yazılım.Fakat sana desemki dünya dediğimiz bu taş parçasında öyle bir ders var ki o ders den kaldığın anda diğer hiçbir dersin bir önemi kalmıyor ve eğer o dersin zayıfsa gerçek başarısızlık işte odur.
R: Saçmalık ! hangi dersmiş o.
D: Öyle bir ders ki, Dünyanın hangi kıtasında ,hangi ülkesinde, hangi şehrinde, hangi sokagında veyahut hangi evin bir odasında bulunuyor olsan bile herksin geçmesi gereken mühim bir derstir. Bu ders okullarda, sinema salonlarında veya sokakta öğretilmez.