Bu adam kitapların uçlarına
Çizilmiş itilmiş resim
Korkmadan yaşar tebessüm gösterir
Ağır başıyla nöbet alır
Dağdan kaçar şehri çevirir
Ve bırakır gönlünü bir tazı sıçramasına
"Evet, mutsuz olmaya hakkın yok. Mutsuzluk şiirle oyalanan o çocukların işi, şairlerin işi, şu balıkçıların, şoförlerin işi. Biz mutsuzluğumuzun tadını çıkarıyoruz."
“Bu, işte bu!” diye düşündü Cevdet Bey. “Her şey bunun içindi: Bu güven verici sıcaklık, homurdanan soba, kulağı okşayan sesler, saat gibi işleyen bir ev.”