Üzeyir Bey Konakları diye anılan evimizin, selamlık tarafı bahçesinde, o zamanın spor oyunlarından "Mancık ile bir kavas" denilen, sırttan atlamaca oyunu oynuyorduk. Mustafa Kemal, alışılmış olduğu üzere oyuna girmedi. O yalnız düşen kalkanlarla eğlenir, güler, alay ederdi. Nasılsa bizim kafamız kızmış olacak ki, söz birliği ederek Mustafa Kemal'i karga tulumba etmeye teşebbüs ettik. Nihayet oyuna girmeye razı oldu ve sonuncu olarak sırayla eğilmiş çocukların üzerinden atladı, sona gelince dimdik ayakta durdu, ne yaptıysak olmadı "eğilmem" dedi ve eğilmedi.
Artık hakkıyla kızmıştık. "Bu oyunbozanı aforoz edip aramızdan çıkaralım" diye fiskos ettik fakat ittifak edemedik, kendimize bir baş seçemedik.
Mustafa Kemal'in evinin önü genişçe idi. Ekseriya çocuklar burada toplanır ve oynardık. O daima penceresinde elinde bir kitap ile vaktini geçirir, arada sırada çıkan çocuk kavgalarında hakem vazifesi görür, gürültücüleri yatıştırır, barıştırırdı.