Dünyaya Coğrafyacı gözüyle bakan, eğlenceli, kendine şair, kendine gurme, doğa tutkunu, gezi tutkunu, kamp sever ve bilmediği çok şey olduğunu bilecek kadar bilge, bir yalnız Kurt
Beklenen
Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.
Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni
Gelme, artık neye yarar?
Gözlerime çökerken ağır uyku sisleri
Çiçekliyor duvarı ocağın akisleri.
Bu akisle duvarda çizgiler beliriyor,
Kalbime ateş gibi şu satırlar giriyor;
"Gönlümü çekse de yârin hayali
Aşmaya kudretim yetmez cibali
Yolcuyum bir kuru yaprak misali
Rüzgârın önüne katılmışım ben"
Tsunami
Ruhumun kıyısına tsunamiler vuruyor
Bunları ancak sen durdurabilirsin
El atmayacak mısın sevdiğine
Yitip gitsin mi bu sensizlik denizinde
Tüh yazık oldu bahtsız mı desinler
El atmayacak mısın sevdiğine
Bunları ancak sen durdurabilirsin
Yokluğunda ben boğulup giderim
Seni yaşadığımı ve seni hiç bilmeden
Asuman'a
Asuman bu lafım sana
Omzumda bunca yük varken
Bir de sen üstümde durma
Açıl düğmesi kopmuş perde gibi
Teşne olsun gönlüm
Takmak için yıldızları saçlarıma
Deprem sel gibi felaketler ani olur yaraları çabuk sarılır ama kuraklık yavaş yavaş gelir etkisi hemen hissedilmez uzun yıllar sürer. Zararın telafisi çok zordur. İşte şimdi biz bir eğitim kuraklığı yaşıyoruz etkisi uzun yıllar boyunca sürecek. Şimdi anlamıyoruz ama bu eksik kalmış neslin ülkeye zararları üzerine elli yıl sonra tezler yazılacak sosyolojik araştırmalar yapılacak.