Varoluşun kutsal çeşitliliğini yalnızca kaba güçle kabul ettirilmiş bir ilkeye dayanarak tek bir ortak paydada toplama, insanlığı ak ya da kara iyi ya da kötü Tanrı'dan korkanlar ya da sapkınlar, devlet yanlıları ya da devlet düşmanları olarak ikiye ayırma çabası ne kadar aptalca ve ne kadar beyhude bir çabadır!
Çünkü dönemin güç sahiplerine yada güç dağıtanlarına karşı çıkanlar fani neslimizin ölümsüz korkaklığı içinde kendilerine taraftar bulmayı asla ummazlar; dolayısıyla nihai karar anı geldiğinde Sebastian Castellio'nun da arkasında kendi gölgesinden başka kimse ve mücadeleci bir sanatçının ayrılmaz özelliğini oluşturan boyun eğmez bir ruhtaki direngen bir vicdandan başka hiçbir şeyi yoktur.
En derin insani duygularıyla meydan okuyarak sessizliğe tahammül edemeyen tek kişidir ve insanlık dışı davranışlar karşısında çaresizliğini göklere kadar yükseltir, tek başına herkes adına savaşır ve herkese karşı yalnızdır!