Rumeysa K.

Rumeysa K.
@Gerenimoo
1 Aralık 2002
158 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Sabitlenmiş gönderi
1.ağızdan Doğu Türkistan'da yaşanılanların anlatıldığı bir röportaj #ŞakaDeğilSoykırım Lütfen izleyin. youtu.be/TgQUCc8wJNM
Edebiyat
Oradaki, o sahnedeki Hamlet iki kişi: yaşayan genç adam ve ölmüş baba. Hem hayatta hem de ölü. Kocası yapabileceği tek şe­kilde, oğullarını hayata döndürmüş. Hayalet konuşurken, Agnes kocasının bunu yazarak, hayalet rolünü bizzat oynayarak oğluyla yer değiştirdiğini görüyor. Oğlunu hayata döndürüp kendisi öl­müş; ölümün onu pençeleri arasına almasına izin verip oğlunun hayatını kurtarmış. "Ne korkunç şey! Ne korkunç! Ne korkunç!" diye mırıldanıyor kocası hayaletin sesiyle, ölürken çektiği acıyı ha­tırlayarak. Kocasının her babanın yapmak isteyeceği şeyi yaptığını, oğlunun yerine acı çektiğini, onun yerine geçtiğini, oğlu yaşasın diye onun yerine kendini feda ettiğini görüyor Agnes.
1000Kitap
Agnes gün boyu ve sabaha kadar ağlamanın mümkün olduğunu görüyor. Ağlamanın farklı farklı türleri olduğunu görüyor: gözler­den ansızın boşanan yaşlar, derinden gelen, işkence gibi hıçkırık­lar, dur durak bilmeksizin sessizce akan yaşlar.
Edebiyat
Sokak kapısından çıkar çıkmaz caddenin gün ışığıyla, çocuklar­la dolu olduğunu görüyor. Cadde boyunca yürüyen, birbirine ses­lenen, anne babalarının elinden tutan, gülen, ağlayan, omuzlarda uyuyan, pelerinleri iliklenen çocuklar. Tahammül ötesi bir manzara. Çocukların tenleri, kafatasları, kaburgaları, kocaman berrak gözleri: Öyle kırılganlar ki. Görmü­yor musunuz? diye bağırmak istiyor annelerine, babalarına. Evden çıkmalarına nasıl izin verirsiniz?
Edebiyat
Agnes o an çocuğunun acısından başka her şeye dayanabile­ceğini anlıyor. Ayrılığa, hastalığa, darbelere, doğuma, yoksunlu­ğa, açlığa, haksızlığa, dışlanmaya katlanabilir ama bu: çocuğunun ölen ikizine bakışı. Kardeşinin ardından hıçkıra hıçkıra ağlayışı. Çocuğunun acılar içinde kıvranışı.
Edebiyat