Murat

Murat
@Geronimo21
Felsefe - Psikoloji - Sosyoloji - Eğitim ... Doğa Sporları - Zeka Oyunları
1934'te Viyana'da analize başlayan Amerikalı psikiyatr Joseph Wortis, "kendisine Freud'un para meselelerine aşırı derecede odaklanışı gibi görünen şeylerden" aniden rahatsız oldu. Sándor Ferenczi, yaşamının sonunda, günlüğüne Freud'un "şüphesiz ki ağzının sıkılığına güvenerek kendisine zamansız söylediği bir dizi önemli sözü not edecekti. Freud'un kendisine şunları söylediğini aktardı: "Hastalar çerçöptür [ein Gesindel]," "sadece paralarını almak ve onları araştırma konusu yapmak için kullanışlıdırlar," "onlara hiçbir şekilde yardım edemeyiz," "psikanalizin hiçbir terapötik değeri olmaması mümkündür." En azından bu düşüncelerin bazıları, Freud'un diğer başka durumlarda gizli olarak yaptığı açıklamalarla bağdaşmaktadır.
Sayfa 147
Psikoloji
Reklam
Bu sonuçtan - Leonardo, babası olmaksızın annesiyle yalnız yaşıyordu-yola çıkan Freud, daha da cüretkâr çıkarımlar yapmıştı. Annesiyle yalnız yaşayan bir çocuk, annesine o kadar bağlanır ki, daha sonra başka kadınları sevip annesine sadakatsizlik yapmak istemeyecektir. Bu nedenle eşcinsel olacaktır. Freud böylece Da Vinci'nin neden eşcinsel olması gerektiğini de açıklamıştı. Ayrıca bununla kalmayıp buradan yola çıkarak, Da Vinci'nin bilimsel dehasını açıklayabileceğine de inanmıştı.
Sayfa 127
Psikoloji
Psikanalitik yöntem gelişigüzel miydi? Açıkça önemsiz olan ayrıntılardan yola çıkan bir psikanalist, kişiliğimizin en derin sırlarını ortaya çıkarır. Psikanalizin yöntemi sağlam temellendirilmiş ve evrensel olarak uygulanabilir bir yöntem midir? Küçük ayrıntılardan böylesi çok çıkarım yapabiliyor olması, kudretini mi göstermektedir? Bu sorular, Freud'un güzel bir tesadüften yola çıkarak gerçekleştirdiği analizinde yanıtlarını bulmaktadır. Bu, 1910 yılında yayınlanan Leonardo da Vinci analizidir. Freud, oldukça kısa ve merak uyandıran bir çocukluk anısına dayanarak Da Vinci'nin kişiliğinin bazı yönlerini, bilimsel dehasını ve eşcinsel olduğu gerçeğini açıklayabileceğine inanmaktaydı. "Leonardo da Vinci'nin Çocukluk Hatırası" 161 isimli kitabının yayımlanmasının akabinde, Freud'un kullandığı hatıranın ayrıntısının yanlış olduğu ortaya çıktı. Freud buna rağmen yorumunu hiç sorgulamadı. Buradan psikanalitik akıl yürütmenin, analistin kendi düşüncesine karşılık başka bir malzemeye pek de ihtiyaç duymadığı çıkarımını yapmak mümkündür.
Sayfa 125
Psikoloji
"Rüyamda havanın karardığını ve yatığında uzandığımı gördüm... Aniden pencere kendiliğinden açıldı ve pencerenin önündeki büyük fındık ağacının dallarına oturmuş beyaz kurtları görerek dehşete kapıldım... Kurtların beni yiyeceğinden korktum, çığlık atarak uyandım." Bu rüyanın analizi Freud'u beyaz kurtların ebeveynlerin beyaz iç çamaşırlarını sembolize ettiği ve rüyayı görenin iğdiş (kastrasyon) kaygısının üç kez tekrarlanan bir "coitus a tergo"ya (ters ilişkiye) tanık olmasından kaynaklandığı ve "bu tanıklık nedeniyle Kurt Adam'ın annesinin fallusu olmadığını fark ettiği"" sonucuna götürdü. ... "Hikâye gerçekten o kadar uzak ki" demişti Kurt Adam, "çünkü Rusya'da çocuklar anne babalarının odasında değil, dadılarının odasında uyurlar." Obholzer'in Kurt Adam ile yaptığı röportajlar da bize onun ne Freud ne de herhangi bir analist tarafından hiçbir şekilde iyileştirilmediğini göstermektedir.
Sayfa 98
Psikoloji
17 Aralık 1911'de Jung'a yazdığı bir mektupta daha da açıktı: Elfriede Hirschfeld'in "görevi," "kendini bilime feda etmekti. Affedilemez olan bu sinizmdir: hastalar, "Profesörün sürekli değişen teorileri için -iyileşmeler sayesinde doğruladığını söylediği teorileri için- sadece iyi bir kobay olduklarını bilselerdi, Freud'a ve onun takipçilerine akın ederler miydi?
Sayfa 96
Psikoloji