İtiraflarım, Tolstoy’un edebî kimliğinden çok, varoluşsal ve ahlaki krizini çıplak bir dürüstlükle anlattığı otobiyografik-felsefi bir metindir. Yazar, şöhret, servet, aile ve başarıya rağmen hayatın anlamını yitirdiği noktayı ve intihar düşüncelerine kadar sürüklenen iç çöküşünü okurla paylaşır.
Tolstoy’un çıkış yolu, kurumsal dinden çok, sade ve içsel bir inanç anlayışına yönelmesidir. Halkın basit ama sarsılmaz inancında, entelektüellerin kaybettiği anlamı bulur. Bu noktada eser, akıl ile iman arasındaki gerilimi merkezine alır.