Fakat fırtına veya bunaltıcı sıcak kadar,havanın durgunluğu da insanı rahatsız edebilir,aynı şekilde ılımlı bir mutluluk da talihsizlik kadar kışkırtıcı olabilir ve umutsuzluk çeken pek çok kadın için,umutsuzluğun getirdiği sürekli bir doyumsuzluktan daha tekinsizdir.
Yüzyıllardır oynanmasına rağmen hiçbir seyirci; sahneye fırlayıp Romeo’nun zehirli iksiri içmesine engel olmamıştır. Sonunda geminin batacağı bilindiği halde titanic defalarca izlenmiştir. Bitecektir korkusuyla aşktan kaçarsan hayattan hiçbir tat alamazsın. Çünkü Romeo ölmeli, titanic batmalı ama aşk her şeye rağmen yaşanmalı.
Adam fısıldadı: ''Tanrım konuş benimle.''
Ve bir kuş cıvıldadı ağaçta.
Ama adam duymadı.
Sonra adam bağırdı:
''Tanrım konuş benimle.''
Ve gökyüzünde bir şimşek çaktı.
Ama adam dinlemedi onu.Adam etrafına bakındı ve,
''Tanrım seni görmeme izin ver'' dedi.
Ve bir yıldız parladı gökyüzünde.
Ama adam farkına varmadı.Ve yüksek sesle haykırdı:
''Tanrım bana bir mucize göster.''
Ve bir bebek doğdu bir yerlerde.
Ama adam bunu bilemedi.Sonra çaresizlik içinde sızlandı:
''Dokun bana tanrım ve burada olduğunu anlamamı sağla, ne olur! ''
Bir kelebek kondu adamın omzuna.
Ve adam kelebeği, elinin tersiyle uzaklaştırdı...
‘Tanrı sana bir şeyi söylemek istediğinde bir insana bunu söyletecektir'
Epiktetos Epiktetos