Umut Deniz Arar

Umut Deniz Arar
@Ghematria
Ölüme engel olmalı mıyız?
Eğer ölüm herkes için olağan ve meşru bir sondan ibaretse insanların ölmelerine engel olmak niye? Bir tüccarın ya da memurun fazladan beş, on yıl yaşamasının kime ne faydası var? Tıbbın gayesi, ilaçların acıları hafifletmesi olarak görürseniz kaçınılmaz olarak ortaya şu soru çıkar: Acıları hafifletmenin amacı nedir? İlk olarak, acıların insanı kusursuzluğa götürdüğü söylenir. İkinci olarak ise, eğer insanoğlu acılarını haplarla ve damlalarla hafifletebileceğini öğrenirse, bugüne kadar onları hem her türlü kötülükten koruyan hem de onlara mutluluk bahşeden dini ve felsefeyi tümüyle terk edebilir. Ölüm döşeğindeki Puşkin korkunç acılara maruz kalmış, zavallı Heine birkaç yıl felçli yaşamıştı. Peki acı çekmedikleri takdirde bir amip gibi bomboş ve anlamsız bir yaşam sürdürecek olan falanca Andrey Yefimıç ya da Matryona Savişna'nın hasta olmasına engel olmak niye?
Felsefe
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim

Umut Deniz Arar

, bir kitap okudu
8/10
·68 syf.·
2 saatte okudu
·
2021 106. kitabı
Anton Çehov
8.1/10 · 87,2bin okunma
Şeytanın Çırağı
9/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2021 102. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2021 01:36
Kitap ithaki yayınevi tarafından ana dilden çevirilen Japon klasikleri serisinden bir kitap. Yazar Şiro Hamao tarafından yazılan 2 tane kısa hikayeyi anlatıyor. Bende incelerken hikayeleri ayrı ayrı ele alıp sonra ortak yönlerini ve yazarın üslubu hakkında fikirlerimi belirteceğim. İlk hikayemiz kitabada ismini veren Şeytanın Çırağı. Hikayenin konusunda kısaca bahsetmek gerekirse yazım tarzı olarak bir tartışma havası içerisinde geçen ana karakterimizin( bundan sonra kitapta adı geçmediğinden karakterimiz diye hitap edeceğim) başından geçen olayları anlatan mektupları okuyoruz. Mektuplar kendi düşüncesiyle haksız bir şekilde hapiste olan karakterimizin eski bir arkadaşı ayrıca Bölge Mahkemesi Savcısı olan Hachiro Tsuchida’ya kendisinin işlemediği bir suçtan dolayı hapiste olduğunu anlatıyor. Şimdi kitap ile ilgili beğendiğim noktaları anlatayım. Hikayede en beğendiğim nokta yazarın yarattığı karakterin ruh halinin dengesizliği ve bu dengesizliğinin hareket ve kararlarına çok güzel yansıması oldu. (Bu noktadan sonra daha rahat incelemek için spoilerlı devam edeceğim) Hikayenin başında Tsuchida ile karakterimizin geçmişte çok yakın arkadaş olduklarından bahsediliyor. Karakterimiz Tsuchida hakkında o zamanki düşüncelerini şu cümleler ile özetliyor “Yalnızlığımı gerçekten anlayan birini bulduğumu düşünmüştüm. Dahası beni seviyordunuz. Ben sadece sizi, hem ağabey hem sevgili gibi hissetim.” Tahminen 1928 (net bir tarih bulamadım kitabın girişinde yazmaya başladığı tarih 1928 olarak belirtilmiş) yılı civarlarında yazıldığı düşünülürse homoseksüellik özelliklede japonya gibi geleneklerine bağlı ve dar görüşlü bir toplum için büyük bir tabu. Şahsen yazarın bu cesaretine cidden şaşırdım. Tsuchida ile karakterimizin ilişkisi başlamadan Tsuchida’nın mezun olup başka bir okula
Edebiyat
Şeytanın ÇırağıŞiro Hamao · İthaki Yayınları · 20249,8bin okunma