"Hırsızı, düşmüş kadını, aldatılmış bir budalayı anlatın, anlatın ama insanı da unutmayın. Sizin için insan yok mu? Yalnız kafanızla yazmak istiyorsunuz. Düşünmek için kalpsiz olmak gerekir sanıyorsunuz. Hayır, düşünmeyi besleyen sevgidir. Düşen adama el uzatın, mahvolan bir adamın haline ağlayın, onunla alay etmeyin. Sevin onu! Onda kendinizi görün ve ona kendinizmiş gibi bakın."
Sayfa 32 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
“Keyiflerine düşkün insanlar böyle takıntılar edinmeden yaşayamazlar; çevrelerinde gereksiz kimseler olmadan rahat edemezler. Tabakayı kim arayıp bulacak? Yere düşmüş bir mendili kim kaldırıp verecek? Derdimizi kime anlatıp kendimizi acındıracağız? Kötü rüyalarımızı kime anlatıp yorumlatacağız? Kim bize, yatarken bir şeyler okuyup uykumuzu getirecek? Hazırcı, bazen öteberi almak için en yakın kasabaya gönderilir, ev işlerine de yardım eder. Bu işleri ev sahibi yapacak değil ya! ”
Sayfa 48 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu