"Benlik, iletişim süreci içinde olan bir kavramdır. Ancak iletişim içinde insan kendi içinden çıkıp, sanki diğerlerinin gözüyle kendine bakabilmektedir. Sadece kendine değil, başkalarına da başkalarının gözüyle bakabilmeyi öyrenir. Böylece bu etkileşim ağı içinde benlik ortaya çıkmaya başlar. Benliği toplumsal yaşantının dışında düşünmek olanağı yoktur. Toplumsal yaşantının olmadığı, yani iletişim olmayan yerde, benlik bilincinin oluşacağını düşünemeyiz. Benlik bir kez oluştuktan sonra, bireyler uzun yalnızlık sürelerine dayanabilirler. Çünkü birey bir arkadaş olarak kendini kullanabilir. Benlik oluştuktan sonra kişi, diğerleriyle olduğu gibi, kendisiyle de iletişim kurabilir. Kendisiyle kurulan iletişim sonsuza dek sürmez, mutlaka bir süre sonra bu iletişimin başkalarıyla kurulan toplumsal iletişim biçimine dönüşmesi gerekir. Yoksa kişilerde akıl hastalığı belirtileri ortaya çıkar."
Bir kimseyi iyi tanıyor ve söyleyeceği sözleri önceden yüzde yüz kestirebiliyorsanız, o kimsenin söylediklerine artık pek dikkat etmemeye başlarsınız. Çünkü söyledikleri bir tür "tepki" olmaktadır. Bu tür ilişkilerde, iletişim yavaş yavaş ortadan kalkar ve ilginç insan ilişkileri, yerini can sıkıntısına bırakır.