Peter Cape bu ülkede çok garip şeyler görmüştü: İçine kapanık, ışıksız, karanlık
Anadolu şehirleri, çökük avurtlarıyla sigara içen bıyıklı erkeklerle dolu kahveler, sokaklar, derin bir yoksulluk, kendisini ağaca asan aç insanlar, Boğaziçi köprüsünden aşağıya atlayarak intihar eden gençler, sokak kapkaççılarının bileziklerini almak için kolunu kopardığı kadınlar, dolmuşlar, minibüsler, Cherokee, Lincoln cipler, limuzinler, Lamborghini'ler, Ferrari'ler,beş yıldızlı oteller, Boğaziçi kıyısında binbir gece masallarını andıran
eğlenceler, havai fişek gösterileri, Afgan giysileri içinde dolaşanlar, çıplak mankenler, Beyoğlu barlarında metalciler, satanistler, rock müzisyenleri, her tarafına piercing yaptırmış yeşil, kırmızı saçlı gençler; kısacası anlamak çok zordu ülkeyi; anlatmak da öyle.