"Gençleri değil kendinizi suçlayın. Sizler gençleri nasıl yetiştirirseniz öyle büyürler. Siz gençlere ne verdiniz? Hiç! ... Çocuklarla ilgilenmiyorlar. Zamanları yok. Zaman bulduklarındaysa azıcık ilgilenip sonra 'Hadi çocuklar gidip kendi kendinize oynayın.' diyorlar. Yani 'Gözümüzün önünden kaybol, istediğini yap, yeter ki bizi rahat bırak.' diyorlar. Bu nedenle çocuğun aklı da kalbi de işlenmemiş bir tarla gibi boş kalıyor. Çocuklara iyilik, doğruluk ve sevgiden bahsetseler de bunu kuru, sıkıcı sözcüklerle anlatıyorlar. Bu nedenle de bu sözlerin çocuklar üzerinde hiçbir etkisi olmuyor.
Açık söylemek gerekirse çocuklar evde ebeveynleriyle yaşadıkları halde yetim gibiler."