İktidarı ellerinde tutanlar, her çağda, yönettikleri insanlara dünyaya ilişkin düzmece bir bakış açısı dayatmaya çalışmışlar, buna karşılık askeri güçlerini zayıflatabilecek hiçbir yanılsamaya arka çıkmayı göze alamamışlardır.
"İtiraf, ihanet değildir. Ne söylediğin ya da ne yaptığın önemli değil; yalnızca duygulardır önemli olan. Beni seni sevmekten caydırırlarsa, işte o zaman gerçekten ihanet etmiş olurum."
Cumhuriyet fikri öyle bir anda ortaya çıkmış bir durum değil. Atatürk çon önceden kurguluyor bunu. Yani 'yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz' cümlesinin bir mazisi vardır şartları beklemiştir. 'Vicdanımda bir sır gibi sakladım' derken, bunu kasteder.
Atatürk, Büyük Taarruz'un başlangıç tarihini özellikle 26 Ağustos olarak belirlemiştir. Çünkü Malazgirt Meydan Muharebesi'nin tarihidir. Yani Malazgirt'le Türk vatanı hâline getirilen Anadolu'yu aynı tarihte başlayan bir büyük zaferle işgalden kurtarmıştır.
Naima der ki, 'halktan evlenen iki sultan vardı. Biri Genç Osman, biri İbrahim... İki kardeş bunlar. İkisi de töreye aykırı davrandıkları için tahtlarını ve canlarını kaybettiler.'