Achilles'in Şarkısı'nı okurken sadece Achilles ve Patroklos'un hikâyesini değil, sevmenin insana neler yaptığını da okudum. Bazen birine duyduğumuz sevgi bizi güçlendirirken bazen de en büyük korkularımızı ortaya çıkarıyor. Kitap bittiğinde geriye sadece bir aşk hikâyesi kalmadı, kaybetmenin ve özlemenin ağırlığı da kaldı. Kendimden de parçalar buldum; sevmekten korkmayan ama kaybetmekten korkan yanımı gördüm. Bazı kitaplar okunup rafa kaldırılır, bazıları ise insanın içinde yaşamaya devam eder. Achilles'in Şarkısı benim için ikinci türden bir kitap oldu.