Gizem Memiş

Gizem Memiş
@Gietzsche
İnsansıteper~Hayvansever~Çok okur~Mitoloji Aşığı
Oysa zamanımızın sanatını, günü­müzün herhangi bir evini veya reklam afişini, yaklaşık beş bin yıl önce Nil vadisinde yeşeren sanata bağlayan, ustadan çırağa, ondan da sanatsevere veya kopyacıya aktaran doğrudan bir kültür ilişkisi var. Nitekim, Yunan ustaların Mısır okullarına gittiğini göreceğiz ve biz hepimiz Yunanlıların öğrencileriyiz. Bu nedenle Mısır sanatı bizler için ölçülemeyecek bir önem taşımaktadır.
Reklam
Okumada, dostluk aniden ilk saflığına götürülür. Kitaplarla nezaket olmaz. Akşamı bu dostlarla geçiriyorsak, bunu gerçekten arzu ettiğimiz içindir. En azından onlardan ancak üzüntüyle ayrılırız. Ve onları terk ettiğimiz zaman, dostluğu bozan 'Bizim hakkımızda ne düşündüler acaba?', 'Düşüncesizlik etmedik ya?', 'Bizden hoşlandılar mı?' gibi düşüncelerden hiçbiri olmadığı gibi bir başkası için unutulma korkusu da yoktur. Dostlukla ilgili tüm bu telaşlar okuma denen bu saf ve dingin dostluğun eşiğinde sona erer. Hürmet de söz konusu değildir; eğer gülünç buluyorsak Moliere'in söylediklerine güleriz; bizi sıktıysa, sıkılmış görünmekten çekinmeyiz ve onunla olmak canımıza tak ettiğinde, ne dehası ne de ünü onu birdenbire yerine koymaktan bizi alıkoyar. Bu saf dostluğun atmosferi, sözden daha saf olan sükuttur. Zira başkaları için konuşur, kendimiz için susarız. Bu yüzden sessizlik, sözden farklı olarak, kusurlarımızın, riyakarlığımızın izini taşımaz. Saftır, gerçekten bir atmosferdir. ~ Marcel Proust ~
Anlatmak istediği şey, içtenlikle yaşanmış kısa bir dostluğun, yıllar sonra, çok kısa bir süre için tazelenmesiydi. Herkesin hayatında buna benzer, garip bir sevince yol açan karşılaşmalar oluyor, ama o sevinç çok kısa sürüyordu. Hayat insanı değiştiriyordu, kimse olduğu gibi kalmıyor, değişiyor, eski arkadaş yeni yola uymuyordu. Tekrar arayacak olursa, telefonda yıllar öncesinde kalmış bir arkadaşının neşeli sesini duyacağını sanıyordu. Görüşmeye karar verecekler, bir yerde buluşacaklardı. Sonra bir zamanlar onları birbirlerine bağlamış olan büyü farkına varmadan solmuş, kaybolmuş olacak; yersiz sorular, kısa ve temkinli cevaplar, karşılıklı birbirini incelemelerle zaman geçip gidecek; iki arkadaş, vaktiyle onları birbirlerine bağlamış olan şeyin ne olduğunu düşünüp duracaklardı havadan sudan konuşurlarken. Eski dostluğun anılarına gölge düşecek ve kurtulmak istedikleri bir tortu kalacaktı geriye.

Gizem Memiş

, bir kitap okudu
8/10
·125 syf.·
Beğendi
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2026 23:13
·
2026 2. kitabı
John Ruskin
7.9/10 · 1.142 okunma
Milletçe atlar için harcadığımız paraya oranla halk kütüphaneleri veya özel kütüphaneler için ne kadar harcıyoruz? Bir kişi kitaplığı için biraz fazla para harcasın, adını hemen kitap delisine çıkarıveriyorsunuz. Öte yandan varını yoğunu atlara harcayanlara at delisi demiyorsunuz. Ayrıca, varı yoğu kitaplar yüzünden kül olmuş birini duydunuz mu hiç? Ya da meseleyi biraz daha basitleştirelim. Birleşik Krallık'taki kitap raflarının sayısını şarap mahzeni sayısıyla kıyaslarsak ne düşünürsünüz acaba? Edebiyata harcanan parayla lükse harcanan parayı kıyaslasak, durum ne olur dersiniz? Şimdi, beden için değil zihin için yemekten bahsedeceğiz. İyi bir kitapta bitip tükenmek bilmeyen yiyecekler vardır. Onda vücudumuzun en mükemmel kısmı olan kafamız için ömür boyu yetecek kadar yiyecek vardır. Yine de çoğu kişi kocaman bir kalkan balığına vereceği parayı iyi bir kitaba vermeden uzun uzun düşünmekten alamaz kendini. Öte yandan dişinden tırnağından artırdıklarıyla kitap alan insanlar vardır, yine de bu harcamalar birçok kişinin akşam yemeği harcamalarından çok daha ucuzdur. Çok azımız böyle bir fedakarlığa katlanırız, bu da ger- çekten çok acı bir durumdur; Halbuki değerli şeyler çalışmakla ve tasarrufla elde edildiğinde daha da değer kazanır.
Reklam