İnsan artık sadece Tanrı için var olan bir varlık sayılmıyordu. Tanrı insanı biraz da kendi kendinin amacı olarak yaratmıştı. Onun için, insanın bu dünyada ve hemen şimdi yaşam sevinci duymaya hakkı vardı. Ve eğer insan kendini özgürce geliştirebilecekse, bunu yapmak için sınırsız olanaklara sahipti. Amacı her türlü sınırı aşmaktı.
BU YÜZDEN PLATON DOĞADAKİ TÜM GÖRÜNGÜLERİ EBEDİ BİÇİMLERİN YA DA İDEALARIN GÖLGELERİNDEN İBARET SAYIYORDU. Ama birçokları gölgeler arasındaki yaşamından memnundur. Gölgeleri düşüren bir şeyler olması gerektiğini düşünmezler bile. Var olan her şeyin bu gölgelerden ibaret olduğuna inanırlar öyle olunca da gölgeleri gölge olarak algılamazlar. Bu yüzden ruhlarının ölümsüz olduğunu da unuturlar.