...
"Savaşların çıkmasına daha çok neden olan şey, bir ülkenin başka bir ülkeye kötü davranıp onu kızdırmasıdır," dedi Albert Kropp.
Tjaden işi serseriliğe vuruyor:
"Ülke mi? Anlamıyorum! Almanya'da bir dağ, Fransa'daki bir dağı nasıl kızdırabilir?"
Albert Kropp: "Gerçekten bu kadar ahmak mısın, yoksa beni mi ahmak yerine koyuyorsun?" diye homurdandı. "Benim demek istediğim hiç öyle değil. Yani bir ulus başka bir ulusu..."
Tjaden: "Öyleyse benim burada hiç işim yok," diye yanıt verdi. "Çünkü ben kimseden kötülük görüp kızmış değilim."
Albert biraz öfkelenip: "Zaten benim söylediklerim senin gibi haytalar için değil," diye söylendi.
Tjaden: "Öyleyse ben hemen evime dönebilirim desene!" diye bağırdı.
Hepimiz gülüyoruz...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Keşke (izne) hiç gelmeseymişim! Cephedeyken çok zaman çaresiz ve umursamaz bir duruma gelmiştim. Tekrar öyle olabilmeme artık olanak yok. Oradayken sadece bir asker olup çıkmıştım. Ama şimdi kendim ve annem için bir acı kaynağıydım. Hiçbir şeyde teselli yok. Hiçbir şeyin biteceği yok.
Keşke hiç izne çıkmasaydım!
Ah, anne, anneciğim! Sen beni hala çocuk sanıyorsun. Niye başımı dizlerine koyup uyuyamıyorum artık? Böyle kararlı olmam, sürekli kendimi tutmam neden gerekiyor? Oysa içimden ağlamak geliyor. Beni teselli etmeni istiyorum. Yaşım çok mu büyük sanki? Kısa pantolonum hala gardıropta asılı değil mi? Aradan o kadar az zaman geçti ki... Neden bu kadar sessiz sedasız bitiverdi çocukluğum?
Kemmerich, işte karşımda yatıyor, fakat niye? Bütün dünya onun yatağında önünden geçmeli ve:
" İşte Franz Kemmerich, on dokuzunda... Ölmek istemiyor... Ölmesin" demeli.