Muhammet URAL

Muhammet URAL
@GilGalad
Coğrafya Öğretmeni
İstanbul
83 okur puanı
Nisan 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap

Muhammet URAL

, bir kitap okudu
8/10
·53 syf.·
Beğendi
·
2019 22. kitabı
Sun Tzu
7.4/10 · 49,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2019 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Ağustos 2019 21:46
Eser okuduğum 7. London kitabı, son derece akıcı ve temiz bir kitap fakat bence diğer London eserleri kadar çarpıcı ve ufuk açıcı değil. Kitap London' ın Sosyalist fikirleri etkisinde yazılmıştır. Kitapta ki ana karakterlerden Sosyalist bir kişilik olan Ernest karşılaştığı ve sohbet imkânı bulduğu zenginlere, tüccarlara, din adamlarına, eğitimcilere v.b. adeta London ağzından cevap vererek toplumun sıkıntılarını bunların çözümlerini ve Sosyalizm' in bu sorunlara nasıl çözümleyeciğini anlatmaktadır. Kitabın devamında ise bir distopya karşımıza çıkmaktadır. Marx' ın bahsettiği "sınıfların savaşı" gerçek anlamda bir savaşa dönüşmüş ve dünyayı tam anlamıyla bir kaos sarmıştır. Eser bu yönüyle birçok otorite tarafından tarihteki ilk distopya örneği olarak görülmektedir. Tabi gerçekte tarihin akışı pekte Jack London' ın tahmin ettiği gibi korkunç bir hal almamış toplum da orta sınıf güçlenmiş, devletlerin büyük şirketler üzerinde ki baskısı artmış böylece alt ve orta sınıfın hakları büyük oranda tesisi edilmiştir. Böylelikle kapitalistler ve sosyalistler arasında çıkacak nihai ve büyük bir savaş çıkmasına gerek kalmamıştır. Tüm bunları bir kenara koyarsak eser kesinlikle okumaya değecek klasik ve güzel bir Jack London eseri.
Demir ÖkçeJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202519,4bin okunma
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2019 16. kitabı
Bu kitap okuduğum ikinci Coelho kitabı oldu. İlk kitap hemen hemen herkesin bildiği "Simyacı" idi. Öncelikle kitapta kullanılan sade dile değinmeliyim, sade dilden hoşlanan biri olarak kitabın bu özelliğini çok sevdim. Ayrıca kitapta yazılanlar Coelho' nun bizzat kendi yaşadıkları olmasına rağmen 3. şahıs tipi anlatımın kullanılması ayrıca hoşuma gitti. Kitap Coelho'nun genç bir hippi olarak gördüklerini, yaşadıklarını, deneyimlediklerini anlattığı bir anı kitabı olmuş adeta. Kitapta önceleri kendi kıtası olan G. Amerika'yı gezen Coelho daha sonra başka bir kıtaya Avrupa' ya geçiyor. Hollanda' ya giden Coelho burada Hollandalı bir kız olan Karla ile tanışıyor, Amsterdam sokaklarında Asya danslarını deniyor, uyuşturucu satan mekanlara gidiyor ya da bir hippiden ziyade sıradan turistler gibi meşhur yeldeğirmenlerini geziyor. Bu şekilde Hollanda da gezinirken hiç planlamadığı bir şekilde Amsterdam - Katmandu arasın sefer yapan bir hippi otobüsüne biniyor. Zaten kitap bu noktadan sonra daha sürükleyici ve güzel bir hal alıyor. Otobüste ki herkesi tanıyoruz bizde adeta otobüsün bir yolcusu haline dönüşüyoruz. Otobüs ilerlerken hippi yolcuların yaşadığı olaylara şahit oluyoruz bunun yanında o dönem hippilere karşı toplumda ki genel bakışı da az çok öğrenmiş oluyoruz. Bu otobüsün ana duraklarından biri ise İstanbul. Kafile burada uzunca bir süre kaldığı için Coelho'nun kitapta İstanbul'a ayırdığı kısım hayli uzun. İstanbul'un bilindik şeylerinden ziyade daha farklı yanlarını elen alan Coelho bu kısımda oldukça keyifli yazılar kaleme almış. Kısacası bu kitap için oldukça akıcı, bir çırpıda okunabilecek mütevazı bir anı kitabı denebilir. Herkese tavsiye edebilirim.
HippiPaulo Coelho · Can Yayınları · 20183,506 okunma