ozan

ozan
@Giotto
Asla okumaktan vazgeçme...
Yazar
Dünya
Karadeniz, 27 Ekim 1983
20 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Yol
...araba ile bir şehirden bir başka şehre yolculuk yapıyordu yol ayrımına geldi birinci yol paralı ve kısa idi ikinci yol ücretsiz ama uzundu insan oğlu herşeye hemen hızlı varmak gibi bir özeliğe sahipti kimse uzun yolu seçmek istemezdi oda öyle yaptı paralı yola girdi yol çok geniş çok kullanışlı ve manzaralıydı yol üstünde durabileceği sıcak kahve içebileceği park alanlarıda vardı kuş sürüleri sonbahardan kalma yaptaklar karlı kaplı araziler nehirler ırmaklar vardı kartpostalların üretildikleri yer buralar olmalıydı sonra yol bitti artık paralı yoldan çıkmış normal olan yollara gelmişti herşey bir anda eskisi gibi olmuştu saat 12 de eski haline dönen kül kedisi gibi hisetmişti parayla satın aldığı bu yolculuk çok kısa sürmüştü acaba parasız olan o uzun yolumu tercih etseydi... o.i.s
Edebiyat
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Televizyon
...kanepesinde oturmuş televizyon ekranına bakıyordu televizyon kapalıydı kanepenin kenarında duran kumandaya baktı alıp televizyonu açıp açmama konusunda düşüncelere dalmak üzereyken saatine baktı bu saatte televizyon kanallarında izleyeceği ne olabilirdiki eskiden gazetelerin arka sayflarında kanal yayınları olurdu ve gazetesini okurken kanal yayınlarınıda gözlerinin kısık yorgunluyla bakıp bir fikir oluşuyordu şimdilerde ise gazetelerde okunacak bile birşey kalmamıştı bu bir kumardı ne olduğunu bilmeden televiyonu açmak elinde floş varken rest demek gibiydi karşısındakinin eli daha iyiyse bu onun felaketi olabilirdi bir televizyon ve içindeki kanallar nasıl bir felakete uğratabilirdiki... o.i.s
Edebiyat
Lahana
.... evine gitiği yolda pazar yeri vardı cebinde kalan bir kaç lirayla eve birşey götürebilme ihtimali içini ısıtan bir salep gibi iyi hissetirmişti pazarın girişine yöneldi ilk karşılaştığı pazarcı lahana satıyordu satıcı beş lira beş lira diyerek sesinin eve götüreceği ekmeğin hamuru gibi tok ve yoğundu ona doğru yöneldi cebindeki paraları kontrol etti yerinde olduğunu biliyordu ama yinede emin olmak istiyordu lahana istediği zaman parasının çıkşmaması mahçubiyetinden çok pazarcının umutlarıyla oynuyormuş gibi korkunç bir hisse kapılmak istemiyordu on lirası olduğunu kontrol ettikten sonra emin adımlarla ve gururlu bir sesle merhaba bana bir lahana verirmisin dedi pazarcı onaylar bir şekilde iki lahana verdi hayır hayır bir tane istiyorum pazarcı beş liraya iki tane veriyoruz elimizde çok var ve ziyan olmasın diye belli bir ücret karşılığında dağıtıyoruz yapacak birşey yoktu alacaktı iki lahananın gelecekte saatlerce konu olacağını bilmeden ilerledi ..... o.i.s
Edebiyat
Araç
...bu gün arabasıyla gitmeye karar verdi komidinin üzerinde duran anahtarı aldı boyalı olmayan ama üzeri eski bir bez ile silinmiş ayakabısını giydi kapatmakta zorlandığı kapıyı açıp dışarıya çıktı arabasına bir kaç metre kala uzaktan kumandasıyla aracın kilidini açtı şöför koltuğundaki kapıyı açıp koltuğa oturdu direksiyon simidi soğuktu elleri üşüdü nefesinden çıkan buharı görebiliyordu fanı açması için aracı çalıştırması gerektiğini biliyordu bu ona öğretilmişti soğuk hava camları da buğulaştırmış aracı kullanması için ona verilen özeliklerini kullanmasına engeldi güneşin doğmasına ışığa ve sıcaklığına epey bir zaman vardı debriaja bastı videsi boşa aldı anahtarı yavaşça kontağa yerleştirdi yapması gereken sadece kontağı çevirmek ve gaza basmaktı böylece motor ısınacak ona istediği enerjiyi verecekti bu duyguyu hissetmeyeli bir kaç gün olmuştu marşa bastı ve sağ ayağıyla gaza hafif yüklendi devrini sabitledi herşey istediği gibi olmuştu şimdi başarmak için ilerlemeliydi...o.i.s
Edebiyat
Kanepe
...uzun bir günden sonra kanepeye uzandı yürümekten ayakları dans ediyor gözleri aydınlığa açılmak için mücadele ediyordu biraz sersemlemiş aklını kullanmak için mücadele ederken bir fikir otobanda hızlı giden bir araba gibi aklında dolanmaya başlamıştı tercihini yaptı önce otobana gişe koydu ücretlendirdi sonra bir kırmızı ışık yaptı ve durdurdu ücretli otobanda nerde kırmızı ışık görülmüştü kırmızı ışıkta duran fikre baktı bu demlenmiş çaydan başkası değildi yeşil ışık yandı ve oradan uzaklaştı dans eden ayaklar çayla beraber oturmuşlar dinlenmeye geçmişlerdi aydınlıgı bekleyen gözler zaten yeşil ışıkla beraber rahatlamıştı kanepe bile çok mutluydu ... o.i.s
Edebiyat