Karşılanmayan ihtiyaçlara sahip olmak veya başkalarının ihtiyaçlarını karşılamak zorunda kalmak artık stres yaratan bir unsur olarak yaşanmaz. Normalmiş gibi gelir. Artık kişi tamamen savunmasızdır.
Çocuklukta psikolojik sınırların bulanıklaşması, yetişkinlikte yaşanacak fizyolojik stresin önemli bir kaynağını oluşturmaktadır. Muğlak kişisel sınırlara sahip insanlar sürekli stres yaşadığı, zira başkaları tarafından haklarına tecavüzde bulunulması bu insanların gündelik deneyimlerinin daimi bir parçasını oluşturduğu içindir ki, vücudun hormon ve bağışıklık sistemleri üzerinde süregiden nitelikte olumsuz etkiler ortaya çıkmaktadır.
Duygular; ana organlarımızın işlevini, bağışıklık savunmalarımızın bütünlüğünü ve vücudun fiziksel durumunun yöneltilmesine yardımcı olan dolaşımdaki birçok biyolojik maddenin çalışmasını etkiler- ve aynı zamanda bunlardan etkilenir.