Gizdeş

Gizdeş
@Gizde
Puan vermedi
Dedem Bir Erik Ağacı Şu yoğun vize haftamda ilaç gibi geldi bu kitap bana. Haftalardır vizelere hazırlıktı, vizelerdi derken yaşadığım şehirden, kalabalıklardan, insanlardan bile yorulmuştum. Her şeyi öylece arkamda bırakıp köye, anenemle dedemin yanına kaçmak istiyordum. Ben de çareyi bu kitabı okumakta buldum. Sınav çıkışları eve dönerken metroda açıp okudukça kendimi kitabın kahramanı gibi köyde ananemin evinde, dedemin yanında hissettim. O 1 saatlik yolculuklarda bedenim yolculuk yapıyor, ruhumsa tekrar küçük bir çocuk olup çok uzaklarda dolaşıyordu. Kitabı okurken çocuk gibi hissetmemin nedeni yazarın, o çocuğun duygularını ve düşüncelerini çok gerçekçi vermesiydi. Mesela çocuk, babasının bacağını kırdığını öğrendiğinde dedesinin yanında daha uzun kalacağı için seviniyor. Ama siz bu kısmı okurken ona asla kızmıyorsunuz. Çünkü hepimiz çocukken böyleydik. Ya da en azından ben böyleydim. Belki şimdi bile böyleyiz ama bunun yanlış olduğunu artık biliyor ve bu duygularımızı dizginliyoruz. Kitabı okurken kendimi ananemin evinde hissetmemin sebebiyse çocuğun o evde sabahları mutfaktan gelen, dedesinin yumurtalı krema yapma sesine uyanıyordu ve benim anenemin evinde en sevdiğim şey sabahları mutfaktan gelen hamur kokularına uyanmaktı. Dedeme erik ağacı dememin sebebiyse dedemin ilk baharda bembeyaz çiçeklerle süslenen bir erik ağacının olmasıydı. Ananeme gidemedim çünkü önümde halletmem gereken sınavlarım vardı. Ama gitmiş kadar oldum diyebilirim. Sözlerimi kitaptan bir alıntıyla noktalamak istiyorum: "Ama benim için o ölmedi ki, Tonino. Birileri seni sevdiği sürece ölünmez, bunu unutma."
Duygu ve Düşünce
Dedem Bir Kiraz AğacıAngela Nanetti · Günışığı Kitaplığı · 20111,264 okunma
Reklam
Bir Dost Olarak Kitap
Puan vermedi
"Bütün iyi kitapları okumak, bu kitapların yazarı olmuş geçmiş yüzyılların en değerli insanlarıyla konuşmak gibidir." Descartes Eserde kitaplarla dost olmanın avantajlarından bahsediliyor ve siz kitabı okurken kitaplığınıza gidip bütün kitaplara sarılmak istiyorsunuz. Peki bir dost olarak neden kitaplar? Gelin bu sorunun cevabını bir de kitapta arayalım. "Hiç kuşkusuz, dostluk, bireyler arasındaki dostluk hava cıvadır ve okuma bir dostluk biçimidir. Ama en azından dostluğun samimi bir biçimidir ve bir ölüye, olmayan birine yönelik olması ona çıkarsız, neredeyse dokunaklı bir hava verir. Dahası o, öteki bütün dostluk biçimlerini çirkinleştiren her şeyden bağımsız bir dostluktur. Biz yaşayanlar, henüz göreve başlamamış ölülerden başka bir şey olmadığımız için bütün bu nezaket, bir evin holünde giriştiğimiz bütün o selamlaşmalar, ki adına saygı, minnet ya da bağlılık deriz ve içine onca sahtekarlık karıştırırız, bunların tümü bezdirici ve kısırdır." " 'Zelanda'daki eve bak, bir deniz kabuğu gibi pembe ve parlak. Bak! Görmeyi öğren!' Ve yazar o anda yok olur. Okumanın ödülü ve yetnezliği budur. Bir okuma disiplini yaratmak, sadece teşvik edici bir şeye fazlasıyla rol yüklemektir. Okuma tinsel hayatın eşiğidir, oradaki yolu bize gösterebilir, yolu oluşturmaz." Kitapta daha pek çok sebep sayıyor okumak, kitaplarla dost olmak için. Benim tavsiyem, kitabı okumakdan uzaklaştığınız bir dönemde okumanızdır. Çünkü kitap hem çok ince olduğundan bir solukta bitecek, hem de sizlere okuma isteğini geri kazandıracaktır. Okuyacak olan herkese iyi okumalar. Kitapla kalın:)
Edebiyat
Okuma ÜzerineMarcel Proust · Notos Kitap · 20091,621 okunma
Bir Tereddüdün Romanı
Puan vermedi
Merhabalar, bu yazdığım ilk inceleme yazısı olacak. Acemiliğimi hoş görün, lütfen. Not:Bu inceleme daha bireysel bir inceleme olacak. Alıntılarla Bir Tereddütün ve Yalnızlığın Romanı: BİR TEREDDÜTÜN ROMANI/ PEYAMİ SAFA "Dörtyol ağazında fazla durmayalım, fazla tereddüt etmeyelim, birtanesine sapıverelim, nihayet şuna kaniim ki bütün yollar Roma'ya çıkar." Ve bu kitaba başlıyalım:) Kitaba başlarken yazarı Peyami Safa olduğu ve Peyami Safa'nın dilini çok beğendiğimden konu fark etmeksizin ne anlatsa okuyabileceğim bir yazar olduğundan "Bir Tereddütün Romanı"na hiç tereddüt etmeden başladım. Hiç tereddüt etmeden başlayabileceğiniz bir kitap. Kesinlikle tavsiye ederim. Ancak tavsiyem, kitabı sakin kafayla, üzerine düşünebileceğiniz bir zamanda okumanızdır. Çünkü kitap sizi düşünsel bir yolculuğa çıkaracak. Ben kitabı iki defa okudum. İkinci sefer daha sakin bir kafayla okudum ve kesinlikle ilk okuyuşumdan çok farklıydı. "Bir roman ya yazılır ya yaşanır." Muellanın bir kitaba başlamasıyla başlıyor kitap.(Daha doğrusu sürekli başlayıp bırakmasıyla yani, Muella'nın tereddütüyle) Muella kitabı okurken biz de onunla okuyoruz kitabı. Muella kitabı kenara koydukça Muellanın kitaba devam etmesini istiyoruz:) Muella kitabın muharriyle(yazarıyla) tanıştıktan sonra kitap muharririn ağzından devam ediyor. Yani biz kitapta, bu asıl adı hiç geçmeyen muharriri hem doğrudan hem de dolaylı olarak okuyoruz. Bir de kitapta bir karakter daha var ki okurken farklı farklı duygular yaşatıyor. O asla tam olarak tanıyamayacağınız türde biri. Aslında hiç bir kitap karakterini hatta hiçbir insanı tam olarak tanıyamayız ama bu karakterde bunu daha çok hissediyoruz. "Ben her kitabımın her sayfasını,her satırını ve her kelimesini okurken binlerce karimin ayrı ayrı yanında bulunmak isterdim;
Edebiyat
Bir Tereddüdün RomanıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 19989,1bin okunma