Okuma Üzerine

Marcel Proust
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·71 syf.··
2025 65. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 20 Eylül 2025 00:02
Proust’un okumanın doğasını nasıl ele aldığına dair üç ana odak noktası öne çıkıyor: zaman, zevk ve hafıza. Zaman ve Süreklilik Proust, okumanın tek bir anda değil, atıp tutulan ve geri dönülen bir süreç olduğunu savunur. Okunan satırlar yalnızca mevcut anın bilgisiyle sınırlı kalmaz; geçmişteki okumalarla kurduğumuz bağlar, şu anki deneyimimizi şekillendirir. Bu bağlamda tarihsel ve duygusal zaman, tek bir kitapta bile çoğalır, okunulan her bölüm yeniden inşa edilir. Zevk ve Hassasiyet Proust, okuyucunun zevkini sadece bilgiyi edinme aracı olarak görmez; okuma bir tür estetik deneyimdir. Metinle kurulan ilişki, duyusal ve duygusal bir hassasiyet gerektirir. Satır aralarındaki incelemeler, kelimelerin ritmi ve cümlelerin akışı, okuyucunun iç dünyasında yeni karşılaşmaların kapısını aralar. Okuma, bir tür meditasyon ve kendini keşfetme süreci olarak da okunabilir. Hafıza ve İfade Proust’un hafıza kavramı, anıların kurulmasıyla yakın bir ilgilidir. Okunan her şey, hatıraların yeniden canlanmasına yol açabilir. Yazarın kendi dilinde mizaçla örülü uzun cümleleri, okura düşen anların nasıl saklandığını ve nasıl yeniden üretildiğini gösterir. Hafızanın çalışması, metinle kurulan diyalogda belirginleşir; okuma, geçmiş ve şimdi arasındaki köprü olur. Proust’a göre her okuma, kendini ve dünyayı anlama çabasının bir parçası olarak kabul edilmelidir. Okuma Üzerine Marcel Proust
1000Kitap
Okuma ÜzerineMarcel Proust · Notos Kitap · 20091,620 okunma
8/10
·71 syf.··
2022 201. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2022 11:29
Okumakta geç kaldığım Proust'tan okuduğum ilk eser. Kitap Susam ve Zambaklar adlı eser için yazılmış bir ön söz olup kitaplaştırılmış. Proust'un dilini tam olarak anlayabilmek için bu kısa kitabı üç güne yayarak okudum. Uzun uzun cümleler kuran Proust, bazen cümleyi baştan okutmak zorunda bıraksa da sıkmadan kendini okutmayı başarıyor. "Okumanın işlevinin sınırları özel niteliklerinin doğasından gelir. Ve bu özel niteliklerin nelerden oluştuğunu yine çocukluk okumalarına başvurarak anlarız." Kitap okumak herkes için farklı anlamlar içerir. Kimi için yalnızlığını unutma aracı olabilir. Kimi için de insanlardan kaçmanın bir yolu. Bazı insan içinse çok daha fazlasıdır, kendini ve dünyayı keşfetmek için okuyabilir. Bize okumakla ilgili sorular sorduran, sorgulatan bir eser. "Okumadan söz etmek isterken, kitaplardan başka her şeyden söz ettim, çünkü okumalarım sırasında benimle konuşanlar kitaplar değildi. Ama belki okumaların bende birbiri ardına bıraktığı hatıralar benim okurumda da uyanacaktır, bu çiçekli ve sapa yollarda zaman kaybetse de okuma adı verilen özgün psikolojik edim, zihinde yavaş yavaş yeniden yaratılacak ve böylece benim belirtmem gereken kimi düşünceleri şimdi kendine aitmiş gibi izleyebilecek güce sahip olacaktır."
Okuma ÜzerineMarcel Proust · Notos Kitap · 20091,620 okunma
Puan vermedi·71 syf.··
2023 6. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2023 19:16
Merhaba güzel bir eserin daha sonuna gelmiş bulunuyorum. Kitap okumanın yararları okumak nasıl olmalı hakkında yazarların nasıl kitap okuduğunu bizlere anlatmış bizlere okumak kalıyor sadece . Her zaman ki gibi kitaptan sözlerle incelememi bitiriyorum. Ve kimi zaman evde, yatağımda, yemekten çok sonra, kitap okumak için akşamın son saatlerine sığındığım da oluyordu ama bu sadece bir kitabın son bölümlerine geldiğim, bitirmek için fazla okumanın gerekmediği günlerdi. Okumadan söz etmek isterken, kitaplardan başka her şeyden söz ettim, çünkü okumalarım sırasında benimle konuşanlar kitaplar değildi. Ama belki okumaların bende birbiri ardına bıraktığı hatıralar benim okurumda da uyanacaktır, bu çiçekli ve sapa yollarda zaman kaybetse de okuma adı verilen özgün psikolojik edim, zihinde yavaş yavaş yeniden yaratılacak ve böylece benim belirtmem gereken kimi düşünceleri şimdi kendine aitmiş gibi izleyebilecek güce sahip olacaktır. okuma, insanların en bilgesiyle bile olsa, bir konuşmaya indirgenemez; bir kitapla bir dost arasındaki asıl farklılık, bilgeliklerinin büyüklüğündeki farklılık değil, onlarla iletişim kurma biçimidir; okuma, konuşmanın tersine, yalnızlığımızı sürdürürken, yani yalnızken sahip olunan ve konuşunca çabucak dağılan entelektüel güçten yararlanmaya devam ederek, esinlere açık olmaya ve zekânın kendi kendisi üzerindeki çalışmasını bütünüyle verimli kılmaya devam ederek, her birimizin önceden iletilmiş bir başka düşünceyi edinmesidir. Kitap sevmenin zekâya koşut geliştiği anlaşılıyor, onun biraz altında ama aynı sap üzerindedir, tıpkı her tutkunun nesnesini çevreleyen bir tercihle birlikte gelmesi, onunla bir bağlantısı olması ve o olmadığında hâlâ ondan söz etmesi gibi. Bu yüzden, en büyük yazarlar, kendi düşünceleriyle doğrudan ilişki içinde
Okuma ÜzerineMarcel Proust · Notos Kitap · 20091,620 okunma
7/10
·71 syf.··
2018 449. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2018 21:18
“Bütün iyi kitapları okumak, bu kitapların yazarı olmuş geçmiş yüzyılların en değerli insanlarıyla konuşmak gibidir.” Yarım saat, hoşunuza gidecek cümleler görmek için çok kısa bir süre... Bir bakın derim.
Okuma ÜzerineMarcel Proust · Notos Kitap · 20091,620 okunma
7/10
·71 syf.··
Beğendi
·
2017 63. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2017 11:06
nasıl okunur? büyük yazarlar nasıl okumuş? marcel proust'un kendi okuma notları, okumanın hayattaki yeri vb gibi bir çok sorunun cevabının bulunacağı, incecik ama dopdolu bir kitaptır. okumayı hayatlarının ortasına yerleştirmiş kişilerin ve okumaya profesyonelce yaklaşanların okuması gerekir diye düşünüyorum.
Okuma ÜzerineMarcel Proust · Notos Kitap · 20091,620 okunma
9/10
·71 syf.··
2021 22. kitabı
Proust bizi bu eserinde okuma yolculuğuna çıkarıyor. Okumaya başladığı zamanlarda kendini kaptırışı, kimsenin onu görmeyeceği ve rahatsız edemeyeceği yerlerde okumayı seçişi tam bir kitap tutkunu olduğunun kanıtı. Okuyan ve okumayan arasında farklı ve mutlaka kitap okunulması gerektiğini ısrarla dile getiriyor. Öyle ki sürekli okuyan insanların bile bazı kitapları okumadığı taktirde entellektüel açıdan eksik kalacağını söylüyor. En çok vurgu yaptığı şeyse kitaplar ve insanlar arasındaki dostluk. Okudukça oluşan dostluğun eşi benzeri olmadığını ve bu dostluğun bir çok şeyin üstünde olduğunu savunuyor. Kitapları canlı olarak görüyor, canlı ve çok iyi birer dost.. • Proust kitapları öyle güzel anlatmış ki kendimi gördüm çoğu cümlede. Okumanın nasıl güzel bir bağımlılık olduğunu ve dostluklarını vurguluyor. Yazarın diğer kitaplarını okumadan önce diline alışmak adına okunması gereken bir eser. Keyifli okumalar
Edebiyat
Okuma ÜzerineMarcel Proust · Notos Kitap · 20091,620 okunma
Nedir?
9/10
·71 syf.··
2020 51. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2020 13:06
“Kitaplarda sahte sevimlilik yoktur.” Tanımın tanımı: Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif. Kitap Nedir? 1. isim Ciltli veya ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü: "Ama ben, bir kitap üzerine bir fikir edinmek istedim mi o kitabı kendim okurum." - Nurullah Ataç 2. isim Herhangi bir konuda yazılmış eser: "Acaba bir edebiyat kitabında hazır bir tarif bulamaz mıyız?" - Falih Rıfkı Atay 3. isim Kutsal kitap. Tanımın tanımında eksiksiz belirtme ve tarif yer almaktadır.Verilen tanımların kitabı eksiksiz tarif ettiğini söyleyebilir miyiz? Tastamam bir tanım bulduğunu ifade eden kişi, milyonlarca muhalifle karşılaşacaktır. Demem o ki insanlık olarak bu konuda biçareyiz. Kitapla veya okumakla ilgili bir tanım daha öğrenmek isterseniz bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. 4.isim Okuma Üzerine/Marcel Proust “Okuma eğlencelerin en soylusundan özellikle en soylulaştırıcısından başka bir şey değildir.
Okuma ÜzerineMarcel Proust · Notos Kitap · 20091,620 okunma
Puan vermedi·71 syf.··
2020 42. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2020 08:26
Marcel Proust’tan okuduğum ilk kitaptı Okuma Üzerine. Açıkçası merak ettiğim bir yazardı ve çoğunluğun görüşünün Proust okumaktan kaçındığını biliyor ve sebebini merak ediyordum. Bunu da anlamış oldum: upuzun cümleler kuruyor ve bazen okurken bağlamdan kopuyorsunuz. Kısacık bir kitap olmasına rağmen bazı cümleleri tekrar okumam gerekti anlamak için. Şahsi fikrim kitabın ikinci yarısı oldukça faydalıydı benim için. Sevdiğim yazarların okuma ve yazma alışkanlıklarıyla ilgili bir iki küçük bir şey öğrendim. Okurken aklıma Schopenhauer’ın Okumak Yazmak ve Düşünmek Üzerine kitabı geldi. Kıyaslayacak olursak Schopenhauer’ın kitabını çok daha fazla sevmiş ve faydalı bulmuştum. Okumak üzerine fikirlerimin şekillenmesine yardımcı olmuştu. Hâlâ kitabı ara sıra açar ve altını çizdiğim yerleri tekrar okurum.
Okuma ÜzerineMarcel Proust · Notos Kitap · 20091,620 okunma
10/10
·71 syf.··
Beğendi
·
2020 160. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2020 18:08
Okuma üzerine, Marcel Proust Okumayı sevmenin ötesinde gerçek bir yazı makinesi olan Proust adını ve bu kadar fazla sevilmesini gerçekten hak ediyor. Bu güne kadar okuduğum eserler içinde dili en iyi kullanan ve bir deneme kitabı olan bu kısa eserde bile anlatımının ne denli kuvvetli olduğunu gerçekten her kelimesiyle belli ediyor. Kitabı bitirir bitirmez. Kayıp zamanın izinde serisine başladım. Kitabın içinde anlatılan okuma eylemi üzerine anlatıyı bu denli güçlü kılan dili kullanmada ki yeteneği Proust hayranı olmama sebep oldu gerçekten bugüne kadar olmadığıma en çok pişman olduğum kitaplar arasına girdi. Kitap deneme türünün en iyi örneklerinden biri eğer okumayı seviyorsanız bu kitabı kesinlikle okumalısınız. İçinde bir çok alanda bir çok farklı duygu ve düşünce o kadar iyi bir dille birleşiyor ki. Proust anlatım olarak benim listemde zirve isimlerden biri olmayı başarıyor bu eseriyle. İyi okumalar... -Furkan DOLGUN
Felsefe
Okuma ÜzerineMarcel Proust · Notos Kitap · 20091,620 okunma
Beni Girdabına Çekme Proust :)
Puan vermedi·71 syf.··
2022 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2022 17:54
》İki duvarım var. İlki felsefik kitaplar, ikincisi kişisel gelişim kitapları. Bunları okumayı sevmiyorum. Ama bir arkadaşımın tavsiyesiyle Proust'la tanıştık. Beni girdabına çekme dedim yukarıda, okuduktan sonra anladım ki bunu yapabilir :) 》İlk kez bir kitabını okuduğum için hakkında küçük bir araştırma yaptım. Marcel Proust 1871'de doğmuş dünyaca ünlü Fransız yazar ve düşünür olarak, kültürlü bir anne babaya sahip. 9 yaşından itibaren astım hastalığı ile mücadele etmek zorunda kalıyor ve bu durum liseyi tamamlamasına engel olsa da edebiyat konusundaki hünerlerini gösterebiliyor. 》Edebiyatımızda da Tanpınar ile sıklıkla anılıyor. Kendisinin Proust'tan etkilendiği belirtilir ve Fransa'daki Marcel Proust Dostları Derneği'nin de bir üyesidir. 》Eser, John Ruskin'in Susam ve Zambaklar kitabına yazdığı bir önsöz olup sonradan kitaplaştırılmış bir deneme aslında. 》Kitaba okumaya aşık bir adamın çocukluğuyla giriş yapıyorsunuz. Bu çocuğun masalsı dünyasında gezinirken, kitaplarına olan düşkünlüğünün aslında kitapların ona verdiği dostluğun yanı sıra okumalar esnasındaki; arkadaşlarının çağırması, yemek saati gelmesi gibi bölünmelerin zihninde bıraktığı izlerden kaynaklandığına ve bunların okumayı daha da karşı konulamaz bir aşka ve ihtiyaca dönüştürdüğüne şahit oluyorsunuz. 》İnsan ile kitap arasındaki ilişkiyi sosyolojik ve psikolojik yönden ele alıyor yazar. 》Kitap sayfa sayısı olarak kısa olsa da Proust'un kendine has tarzı, uzun cümleleri ve odasından, eşyalarından, evine gelen misafirlere kadar detaylı tasvirleriyle hemen bitmiyor hatta bir cümleyi bir kaç defa okutuyor :) Farklı sanatçıların eserlerinden, alıntılarından örnekler veriyor. 》Kitapta en hoşuma giden kısımlar yazarın kitapları insan dostların aksine ölü dostlar, yani zararsız dostlar olarak betimlediği,
Edebiyat
Okuma ÜzerineMarcel Proust · Notos Kitap · 20091,620 okunma

Yazar Hakkında

Marcel ProustYazar · 33 kitap
Fransız modern edebiyatının temsilcilerinden Marcel Proust, 10 Temmuz 1871'de, Paris yakınlarındaki Auteuil'de doğdu. Babası varlıklı bir profesör olan Adrien Proust ile annesi Jaenne Weil tarafından Paris'te büyütülen Marcel Proust, 10 yaşına geldiğinde bir astım krizi geçirdi ve bundan sonraki yaşamında hastalıkların pençesinden kurtulamadı. Hastalığına rağmen okulunu başarılı bir öğrenci olarak tamamladı ve askeri hizmetinden sonra Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne girdi. Bir yandan üniversiteye devam eden Proust bir yandan da Sorbonne'da felsefeci Henri Bergson'un derslerine katılıyordu. Ailesinin maddi varlığı nedeniyle rahat yaşamı garanti altına alındığından, mesleki bir eğitime gerek duymayan Marcel Proust, tüm zamanını küçüklükten beri ilgi duyduğu yazarlığa ayırmaya karar verdi. Düzyazıları ve makaleleri 1892 yılından itibaren çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmaya başladı. 1895'ten itibaren Eğitim Bakanlığı'nda çalışmaya başlayan Marcel Proust, Bakanlık'ta kaldığı beş yıl içinde Hazlar ve Günler adlı öykü kitabını yazdı. Gerek eleştirmenler gerekse okur tarafından pek başarılı bulunmayan bu eser bir anlamda yazarın bundan sonra ele alacağı konuların açıklanması açısından önem taşıyordu: Yabancılık çekilen bir dünyadaki yalnızlık ile kendi kimliğinin arayışı içindeyken aşk, hastalık ve zamanın etkileri. Proust, ilk kitabının ardından sekiz yıl boyunca bir kitap üzerinde çalıştı. Kitabı tamamlamasına çok az bir zaman kala uğradığı hayal kırıklığı nedeniyle sekiz yıllık uğraşının ürünü kitabını yırttı ancak onu atamadı. 1952'de Jean Santeuil adı altında yayınlanan bu kitap yazarın başyapıtı olarak değerlendirilen Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde/Kayıp Zaman İzinde adlı romanın bir tür hazırlık çalışması olarak değerlendirildi. Jean Santeuil'in odak noktasının anlatıcının subjektif öyküsü oluşturmuştur. Yazar bu eseriyle geçmiş olaylarla ilgili duyguların içinde bulunulan anda yaşanılanlardan daha kuvvetli olduklarını kanıtlamak istiyordu. Düşüncelerini vurgulamak için her şeyin tekrarlandığı bir anlatım biçimi uyguladı. İlk anlatılanda olayların gerçekten olup bittiği zamanı diğerinde ise akılda kalanları anlatıyordu. 1903 yılında babasını kaybeden ve annesiyle birlikte yaşayan Marcel Proust'un yaşamındaki en önemli olaylardan biri 1905'te annesi Jaenne Weil'i kaybetmesidir. O tarihte 34 yaşına giren eşcinsel yazar için annesi hayatının en önemli kadınıydı. Geçirdiği sinir buhranlarından ve gördüğü tedavilerin ardından Proust, deneme yazılarında önemli edebiyatçıları ve felsefecileri inceledi. Bunların başında çalışmalarını Fransızca'ya çevirdiği John Ruskin ve eleştirilerinin hedefi olan Charleb Augustin Sainte-Beuve geliyordu. Aynı dönemde üzerinde çalıştığı Bergson'un bilgi kuramı, Proust'un anlatım tekniğini düzeltmesindeki en önemli etkendir. 1908'de kaleme almaya başladığı ancak 11 yıl sonra yayınlanan Taklitler ve Seçmeler adlı yapıtı başyapıtı için ön çalışma oldu. 1908'den sonra tamamen inzivaya çekilerek hiç ara vermeksizin yedi bölüme ayırdığı Geçmiş Zaman Peşinde adlı dizi romanı üzerinde çalıştı. Bu roman 1927'ye kadar 15 cilt ve yedi bölüme ayrılmış olarak yayınlandı. 1913 Swannların Semtinde çıktıktan sonra onu izleyen diğer bölümler; Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde, Guermanteslerin Semtinde, Sodom ve Gomorra, Mahpus Kadın, Kaybolan Albertine, Yeniden Kazanılan Zaman yayınlandı. Otobiyografik bir havanın estiği bu roman dizisinde birbirine paralel iki düzlem bulunmaktadır. Proust'un yaşantısından alınan tek tek epizotlar, burjuvazinin tam bir tablosu ve en ince ayrıntılara kadar araştırıp anlattığı aristokrasinin çöküşü olarak yoğunlaşır. Proust bunu yaparken şimdiki zamana ve geçmişe ait bilinç içindekileri çağrışımlı olarak birleştirmek amacıyla olayları kronolojik bir sıraya koymadı. Geçmiş zaman anımsama yoluyla ve birinci şahıs olarak öyküyü anlatan kişinin içsel birliğine uyan kayboluşu zaman yeniden kazanılmaktadır. Sürekli geriye bakışlarla yaşam daimi bir dolaşım halindedir. Roman dizisinin sonunda şair yani Proust, kendi yaşantısını anlatan romanı yeniden yazmaya karar verir. Yazar anlattığı düşünceleri doğrudan doğruya yansıtabilmek için edebi teknik olarak iç monoloğu kullanmıştır. Benliğin zaman içindeki psikolojik değişimi ile güncel ve eski olayları bir bütün haline getirerek insanın ruhsal yaşantısını işleyen Marcel Proust, 18 Kasım 1922'de, Paris'te yaşamanı yitirdi. Eserleri Roman: Swannların Semtinde (Du cote de chez Swann, 1913), Çiçek Açmış Genç Kızların Gölgesinde/Geçmiş Zaman İzinde (A la recherche du temps perdu,1918), Guermanteslerin Semtinde (Le cote du Guermantes, 1920), Sodom ve Gomorra (Sodome et Gomorrhe, 1921), Mahpus Kadın (La prisonniere, 1923), Kaybolan Albertine (Albertine disparue, 1925), Yeniden Kazanılan Zaman (Le temps retrouve, 1927), Taklitler ve Seçmeler (Pastiches et melanges, 1919) Öykü: Hazlar ve Günler (Les plaisirs et les jours, 1896)