Bir çiçeği dibinde ona hava aldıracak deliği olmayan saksıya diktiğin zaman ister dünyanın en nadide çiçeği olsun, ister en dirayetli çiçeği olsun, soluyor.
Nietzsche Ağladığında
Yalom bu kitabında gerçek karakterlerin hayatlarını gerçekler ve kurguları harmanlayıp harika bir esere dönüştürmüş. Dr Breuer’in Nietzsche ile yollarının kesişmesi ve uyguladıkları konuşma terapisi, psikoanaliz üzerine konular işlenmiş. Yine Freud’ un gençliği ve mesleki heyecanları kitaba yansıtılmış. Danışan-danışman ilişkisinin temelleri önemli şahsiyetler ve psikoloji konu olunca biraz ilginizde varsa tadından geçilmeyen bir anlatımın içinde kayboluyorsunuz. Özellikle Nietzsche ve Dr Breuer’in görüşmelerinde insanın hayatını da yine sorguladığı konuları kendinizde de yakalayabileceğinizi düşünüyorum. Kesinlikle öneriyorum.
“ Sen hayatını yaşadın mı? Yoksa hayat mı seni yaşadı? “
Dünyanın senin özel rengine ihtiyacı var.
Her birimiz zaman kumaşının dokusundaki renk renk ipleriz. Ancak tek ip bile güzelliğin genel desenine eşsiz bir katkı yapar. Kişisel başarıya odaklanmak yerine hayatlarımıza katkıda bulunmak açısından bakarsak dünyanın dansına kattığımız güzelliği görebiliriz.