Ben de kendimi tutamamış, ağlamaya başlamıştım; bu ancak fevkalade büyük ve sahici kederlerde görülen, sessiz, hıçkırıksız ağlayışlardan biriydi. Ondan ayrılmanın bana güç geleceğini biliyordum. Fakat bunun bu kadar korkunç, bu kadar acı olacağını tasavvur edememiştim.
Zira bu hayatta, baktığın vehayut gördüğün değildir senin olan, gördüğün şeyin ardındaki karanlığın fecrinde saklı gizden ortaya çıkan neyse, oydu beşerde baki kalacak olan.
Belki bu bir yara
Belki bir şarkı veyahut birkaç satır mektup.
Ya da bizi ıslatmaya meyilli bir yağmur...
"... Umudumla başladım kaybetmeye ve yitirdim her şeyimi. Duygularım gitti, hislerim bitti, gecelerin karanlık bulutlarına bürünüp, o tatlı siyahı örtünürken üstüme, ben, benden gittim."