Dostunuz ihtiyaç duyduğunuzda yanınızda olandır.
Sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır. Sizin sofranız, ocağınızın başıdır. Çünkü açken ona gelir, huzur için onu ararsınız.
...çalışırken yeryüzünün en ırak düşünün; daha o düş doğarken sizin payınıza düşmüş parçasını gerçekleştiriyorsunuz…Ve çalışmayı sürdürmekle, aslında hayatı sevmiş oluyorsunuz…
Büyük nehirler büyük ruhlar gibidir: Dipleri hiçbir zaman aynı halde kalmaz. İşte hakiki gemicilerin asıl zevki de budur, çünkü hayattan anlayan biri için emin bir yol kadar hazin bir şey yoktur.
İnsan bütün ömrünce, aynı kilometre kare toprak parçası içinde dönüp dolaşmaya mecbur oldukça bu kadar geniş ve çekici bir dünyaya ne lüzum var, kalbimizin hudutsuz arzularına ne lüzum var?