İkizler polislerin yalnızca tarihin yardakçıları olduğunu anlayamayacak kadar küçüktüler. Tarih’in, hesap sorulması ve yasalarına karşı gelenlerin borçlarını ödemeleri için gönderdiği yardakçılar. İnsanlığın doğuşundan beri var olan, ama ne tuhaftır ki kesinlikle kişisel olmayan duyguların zorlamasıyla gelenler. Henüz biçimlenmemiş, itiraf edilmemiş bir korkudan kaynaklanan nefret duyguları; uygarlığın doğadan korkusundan, erkeğin kadından korkusundan, gücün güçsüzlükten korkusundan.
Kendisinin bakımını üstlenmek istemediği için minnet duyuyordu ona. Odasını temizlemeyi önermediği için. İtici anne rolünü üstlenmediği için. Margaret Kochamma onsuz yapabildiği için Chacko onsuz yapamaz oldu. O kendisine hayran olmadığı için Chacko ona hayran oldu.
Altı yaşındayken ikizler onunla birlikte gösteriyi baştan sona izlemişlerdi. Raudra Bhima’yı onlara tanıtan da oydu, ölüm ve intikam peşinde koşan çılgın, kanka susamış Bhima’yı. Yoldaş Pillai, genellikle iyi huylu olan Bhima havlayıp hırlamaya başladığında, “İçindeki canavarı arıyor,” demişti, dehşetten gözleri iri iri açılmış çocuklara.
Hangi canavarın olduğunu söylememişti Yoldaş Pillai. Belki de asıl demek istediği, Bhima’nın, içindeki erkeği aradığıydı, çünkü hiçbir canavar, insan kininin sınırsız, alabildiğine yaratıcı sanatını denememiştir. Hiçbir canlı, bu kinin derecesine ve gücüne ulaşamaz.