Akıcı kitap severleri çok da memnun etmeyecek bir kitap. Ancak bir kitabı etkileyici anlatımı ve etkileyici konuları için okuyan insanlar keyif alacaktır. Ve biraz da alışılmışın dışında kimine göre zorlayıcı bir anlatım dili var. Ben bu tarz kitaplar okumaktan keyif aldığım için çok sevdim. Elimden bırakamadım diyemem çünkü öykünün öyle sürükleyici bir yanı yok ama dediğim gibi etkileyici. Hindistan’da bir bölgenin sosyal yapısı temelinde bir anne ve ikizlerinin hikayesini anlatıyor. Ve bunun çoğunluğunu çocukların gözünden yapıyor. Etkileyici yanı da bu. Olaylara ve durumlara yetişkinlerin gözünden değil bir de çocukların algıladıkları biçimde görüyorsunuz. Yetişkinlerin bencilce verdiği kararların çocukların geleceğini nasıl etkilediğini göreceksiniz ve artık çocuklara farklı bir gözle bakacaksınız. Hikaye düz bir akışta değil karışık geri dönüşlerle ilerliyor. Cinsellik ve ensest bölümler mevcut hassasiyeti olanlar için belirtmeliyim. Özet olarak filtrelenmemiş, hayat kadar gerçek bir kitap. Bir gün bu romanla tekrar haşır neşir olmak isterim.
İkizler polislerin yalnızca tarihin yardakçıları olduğunu anlayamayacak kadar küçüktüler. Tarih’in, hesap sorulması ve yasalarına karşı gelenlerin borçlarını ödemeleri için gönderdiği yardakçılar. İnsanlığın doğuşundan beri var olan, ama ne tuhaftır ki kesinlikle kişisel olmayan duyguların zorlamasıyla gelenler. Henüz biçimlenmemiş, itiraf edilmemiş bir korkudan kaynaklanan nefret duyguları; uygarlığın doğadan korkusundan, erkeğin kadından korkusundan, gücün güçsüzlükten korkusundan.