Her ikimiz de onun eski, terk edilmiş masasında oturmuş onunla ilgili anılarımızı paylaşırken fevkalade anlaşıyorduk; çünkü anılar insanları birbirine bağlar ve sevgiyle anılanlar iki kat daha fazla.
Onun o sessiz, uykudaymış gibi okuyan gözleri eski haline dönemeyecek şekilde harap olmuştu: Sanki korkunç kanlı bir kuyrukluyıldız deli koşusunda, kitaplar dünyasının kenarda, zararsız bir şekilde duran sakin yıldızına sert bir şekilde çarpmıştı.