Gülseda Öztürk

Gülseda Öztürk

, bir kitap okudu
9/10
·120 syf.··
Beğendi
·
34 saatte okudu
·
2026 25. kitabı
Halil Cibran
8.5/10 · 307 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Aşk yüzünden ya da özü bu olduğu için -anlatmak, bilgi vermek, haber vermek, yorumlamak, fikir bildirmek, eğlenmek, dinlemek, gülmek ve boş yere planlar yapmak olduğu için-diğerlerine ihanet edilir, arkadaşlara, babalara, kardeşlere, kan bağımız olanlara, kan bağımız olmayanlara, eski aşklarımıza, inandıklarımıza, eski sevgililerimize, kendi geçmişimize, çocukluğumuza, artık konuşmayı bıraktığımız kendi dilimize, bu yüzden de kendi vatanımıza ve her insanda mutlaka saklı olan, belki de geçmişte kalan her şeye. Aşık olunan kişinin hoşuna gitmek için var olan diğer tüm şeylere kara çalınır, çekip gidebilecek olan tek bir kişiyi memnun etmek ve inandırmak için her şey reddedilir ve her şeye lanet yağdırılır, yastıkla sınırlanan bölge onun koynunda olmayan her şeyi dışarıda bırakacak güçtedir.
Sayfa 122·Kitabı okudu
Bir kere gündelik görünümün bir parçası olduktan sonra, hiçbir şeye eskisi gibi dikkatle ve zevkle bakılmaz.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Herhangi bir kişi tarafından herhangi bir ortamda atılan her adımın, (şüpheyle ya da kendinden emin, samimiyetle ya da içten pazarlıklı) söylenen her kelimenin bizi tanımayanı ve tanımaya niyeti olmayanı, daha doğmamış olanı ve bu yüzden acı çekebileceğini bilmeyeni bile etkileyen hayal edilemeyecek sonuçları vardır, hiç farkına varmadan bir ölüm kalım meselesine dönüşürler; birçok yaşam ve birçok ölüm anlaşılmaz şekilde kimsenin fark etmediği, kimsenin hatırlamadığı şeylerden kaynaklanır.
Sayfa 75·Kitabı okudu
Kulağımıza bir şeyler fısıldayan dil de öpülmek istemiyor görünen birini ikna eden ilk öpücük gibidir; bazen direnişi kıran ne gözlerdir, ne parmaklar, ne de dudaklar; sadece dildir, boşluk kollayıp savunmasız bırakan, fısıldayıp öpen, neredeyse zorlayan. En tehlikelisi dinlemektir, bilmek, öğrenmek, haberdar olmak; kulakların da tıpkı gözler gibi istendiğinde telaffuz edilen şeye hemen kapatılabilen kapakları olmalıydı; söylenmekte olanı dinlemekten kaçınılamaz, hep fazlasıyla geç kalınmış olur.
Sayfa 64·Kitabı okudu