Bireysel değişimlerin toplumsal mücadelelerle birleştiği güçlü bir roman. Yazarın Saç Örgüsü romanının devamı niteliğinde, lakin bağımsız okunabilir. Romanın başkahramanı Lena, iç dünyasındaki savaştan kaçmak için Fransa’dan Hindistan’a gelir. Onun için yabancı topraklarda her şey belirsizdir. Ta ki bir gün sabahın ilk ışıklarında ıssız kumsalda uçurtma uçuran küçük bir kızı görene kadar… 
Lena’nın bu küçük kızla karşılaşması, onun yaşamındaki kırılma noktasını oluşturur. Bu karşılaşma Lena’yı hem bireysel hem de toplumsal bir mücadeleye sürükler. Saç örgüsü romanını okuduysanız bu küçük kızın kim olduğunu kitabın ilerleyen sayfalarında anlayacaksınız.
Romanın en güçlü yanı, küçük bir umut kıvılcımının bile bir insanın, hatta bir toplumun kaderini nasıl değiştirebileceğini gösterebilme gücü bence. Hindistan’ın geleneksel yapısı, kast sisteminin etkileri ve özellikle kız çocuklarının eğitimi, hayatı, yaşamı üzerine kurulu olan bu hikaye, aynı zamanda bir toplumun adalet arayışını da gözler önüne seriyor. Okurken kendinizi bir çok şeyi sorgularken bulacağınıza emin olabilirsiniz.
Laetitia Colombani’nin dili yalın ama etkileyici! Olayları ve duyguları hissettirme biçimi okuru içine çekiyor. Uçurtma, basit bir karşılaşmanın hayatları nasıl değiştirebileceğini anlatırken “İnsanın içinde her zaman umut olmalı“ fikrini güçlendiriyor.