"Agafya" içinde kaybolduğum bir kitap oldu. Okurken adeta başım döndü. Hem heyecandan hem duygusallıktan hem öfkeden hem de tahammülsüzlükten. Yani birçok duyguyu yaşatabilen bir kitap oldu. Biraz iddialı konuşacağım ama yazarını bilmeden okusaydım eğer, bunun klasik bir eser yazarı olduğunu bana düşündürtecek kadar donanımlı bir kitaptı. Tarih kısmı iyice araştırılmış ve güzelce aralara sıkıştırılmıştı. Kahramanların ruh tahlilleri o kadar iyi işlenmişti ki evet o anda öyle hissediyor olmaları gerekiyordu diyordum içimden sürekli.
Çok fazla kusurdan söz edemeyeceğim. Çünkü benim nezdimde başarılı bir kitaptı. Agafya'nın yaşadığı duygusal değişim ve farkındalık Anton'un sabrı ve dostluğu okunmaya değerdi. Zaten akıcı bir kitap kendini okutuyor.
Eğer bulanık bir ruh halindeyseniz okumayı erteleyin biraz tahammül edemiyor insan bazı kısımlara. Ama hazır hissediyorsanız okunmaya değer. :)
"Artık benim de ona aynı zevki tattırmanın zamanıydı.Sanki onun kışkırtıcı vahşiliği bana geçmişti. Ama o an içimde onun kırılgan yanını görüyorum. Benim için sadece bir vücut değilsin Agafya demek istiyorum. Dışarıdaki buz tutmuş saçaklara dokunmak gibi o an Agafya'ya dokunmak. Kesebilir, üşütebilir, ama saydamlığı öyle çekici ki. Hem kırılgan, hem asil hem de güçlü. O an Agafya'nın kırılgan yanını görüyorum ne kadar saklamaya çalışsa da."