7,9/10  (68 Oy) · 
176 okunma  · 
61 beğeni  · 
2.553 gösterim
Sana yeni bir isim verdim ben, "Agafya" dedim. "Yüce aşk" dedim.
Kalbimin en derinine sakladım seni, kimse görmesin istedim.
Ve o ismi sadece ben bildim ve sen sadece benim oldun...

"Beni sevmek bana tahammül etmek demektir. Eğer beni seviyorsan buna katlanacaksın. Beni ben olmaktan çıkararak sevemezsin. O zaman sevdiğin kişi ben değil, başka birisi olur. Sen başka birisini istiyorsan, o zaman başka birine git, ben ise buyum. İşte senin asıl çaresizliğin de burada başlıyor Anton."

1920'li yıllar. Rusya'da büyük bir devrim olmuş, Avrupa birdenbire kendi derdine düşmüş, Birinci Dünya Savaşı'nı yarıda kesmek zorunda kalmıştır. Devrimden kaçan Rus asilzadeler, dillere destan güzel Rus kadınları, işgal altındaki İstanbul'un yolunu tutmuşlardır. Bir tarafta Anadolu'da amansızca süren ölüm kalım savaşı, bir tarafta İstanbul'un yeni tanıştığı gece hayatı... İstanbul, tarihinde ilk kez kadınlarla ama bambaşka kadınlarla tanışmaya hazırlanmaktadır... Bir tarafta gurbette yaşanan kanlı bir aşkın hikâyesi... Bir tarafta intikamlar, trajediler, aşklar...
(Tanıtım bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ocak 2014
  • Sayfa Sayısı:
    464
  • ISBN:
    9786054994069
  • Yayınevi:
    Destek Yayınları
  • Kitabın Türü:
Bayan Okur 
29 Şub 2016 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kitabı okurken Agafya'nın yaşadığı gelgitlerde beynim bulansa da kitapta o kadar çok altını çizdiğim cümle oldu ki...
Kitabı benim elimde gören 5kişi sırayla okuyacak. Ve tabiki kitap listesine kitabı ekleyen de bir sürü arkadaşım oldu