Onunla da Eski Sevgi'ye gitmek istemiştim.
Kelebekli otobüsü bekliyorduk.
Bekliyor gibi de değildik.
Ölümü düşünüyor, ölümden söz ediyorduk.
Ceketlerimizi çıkartmıştık.
Sıcaklık bizi rahatsız etmiyordu.
Farkında bile değildik.
Yaşamın bir kesitiydi.
Var olmanın.
Bizi bulmuştu.
Resimde.
Onu ve beni.
Yaşanmış düşüncelerimde bir şey arıyorum.
Acıyı bulamıyorum, yabancılık, özlem bulamıyorum.
Derin bir sevgi ya da bir ilişki bulamıyorum.
Hep o gözlemciyi görüyorum, düşüşleri ve çıkışları düzenleyen gözlemciyi.
Beni, yaşamımı gözleyen, beni fırtınalarla uçuşturan, karanlıkta seviştiren, güneşle doğuran, bulut olarak Doğu Denizi'ne yağdıran gözlemciyi.
Bana yutkunmayı güçleştireni.