Ah, nereye baksam, düşüncelerimi nereye yöneltsem, hiçbir yerde beni bekleyen bir sevinç, bana yollanmış bir çağrı, beni kendine çekecek birşey yoktu. Herşeye kokuşmuş bir kullanılmışlığın, kokuşmuş yarı memnunlukların pis kokusu sinmişti; herşey eskimiş, sararıp solmuştu, gri, peltemsi, tükenmiş durumdaydı herşey."
"İyi niyet cehennemi. "Cehennem" ve "iyi niyet" ifadeleri benim için aynı cümlede kullanılması imkansız kavramlardı. Birbirleriyle bütünüyle zıt anlamlar taşıyan bu sözcüklerle ne demek istediğini ancak çok sonra anladım. İyi niyetle yapılmaya çalışılan bir şeye karşı koymak ne kadar güçtü. Üstelik kaçmaya çalışmak da fayda
vermezdi. Zira yarattığı vicdanı rahatsızlığın gölgesi bir hayli uzun olurdu".