Bakışına alsan beni
Tanışsam gözlerinle
Sular gibi aka aka durulsam
Uzun yolculuklara çıksam seninle
Güneşe ışık olsak
Ses olsak açılan güllere
Su olsak uykusu çalınmış
Pas tutmayan demirlere
Üstüne baktım yerin, uykudalar;
Altına baktım, çürüyüp topraklaşmışlar.
Başka ne var ki zaten yokluk ovasında;
Gelip gitmişler ve daha gelmemiş olanlar var.
Şu yolun güzel bir yerinde durabilseydik;
Veya bu yolun sonunu görebilseydik:
Nasılsa, o Ümit de yok bu Umut da.
Otlar gibi kesilerek tekrar sürülebilseydik.