Odamdan içeriğe yayılan parlaklığın ısıtmayan güneşten geldiğini biliyordum, gözlerim sükunetle kitaplarıma bakıyor sırtlarındaki yazılarda insan olmak ve mutsuz olmak omuz omuza verdiğini farketmiştim. İnsan olmak, mutsuz olmak demekti. Nesneler konuşamasalar da, anlatmak istediklerini hissetmek her hücremde sevinç çığlıkları atmama sebep oluyordu.
"Varoluşsal boşluk" adını verdiğim şey günümüzde psikiyatriye meydan okuyor. Her zamankinden daha fazla hasta boşluk ve anlamsızlık duygusundan şikayet ediyor ki bana göre bu durum iki olgudan türer. Hayvandan farklı olarak insana içgüdüler ne yapmak zorunda olduğunu buyuramaz. Ayrıca, eski dönem insanının aksine günümüz insanına gelenek ne yapmak istediğini buyuramaz. İnsan çok defa aslında ne yapmak istediğini bilmez bile. Bunun yerine o, ya diğer insanların yaptığı şeyleri yapmak ister (konformizm) ya da diğer insanların kendisinden yapmak istedikleri şeyleri yapar (totaliteryanizm).