THOMPSON: Biz nasıl düşünüyoruz?
MUHABİR: Aklımızla.
THOMPSON: Peki akıl nasıl düşünür? Düşünme süreci nedir? Bir șeyi nasıl hatırlıyor, nasıl hayal ediyor, nasıl çıkarımlar yapıyor, nasıl yaratımda bulunuyoruz? Beyin hücreleri tam olarak nasıl işliyor?
MUHABİR: Bilmem. Kimse bilmiyor.
THOMPSON: Nasıl teleport olabildiğimizi de kimse bilmiyor ama yapabildiğimizi biliyoruz, tıpkı düşünebildigimizi bildiğimiz gibi. Descartes diye birini duymuş muydun hiç? Kendisinin șöyle bir sözü vardır: Cogito ergo sum. Düşünüyorum, o halde varım. Biz ise şöyle diyoruz: Cogito ergo jaunto. Düşünüyorum, o halde jauntluyorum
Güneş sistemindeki yaşamaya elverişli tüm dünyalara yerleşilmişti. Üç gezegen ve sekiz uydu ve on bir milyon insan bilinen en heyecan verici zamanda yaşıyorlardı ama her zamanki gibi içlerinde başka zamanların özlemini hissediyorlardı.