Gökalp

Gökalp
@Gokalpk
Bilim kurgu hayranı. Özellikle post-apokaliptik olan her şeyi okur. Kutsal yazarları Kurt Vonnegut ve Philip K. Dick'tir.
Berbat Çeviri
1/10
Bu kadar önemli bir kitap böylesi berbat bir çeviriyi hak etmiyor. Bazı kelimeler özellikle anlaşılmaması için seçilmiş gibi. Umarım telif başka bir yayınevine geçer de düzgün bir şekilde okuma şansı buluruz bu eseri.
Yorgunluk ToplumuByung-Chul Han · Açılım Kitap · 20152,170 okunma
Reklam
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
Başarılı bir ressam olan Alicia Berenson, kocasını her şeyden çok seven, o mutsuz olmasın diye her şeyi yapabilecek bir kadın. Ancak Alicia, bir gün kocasını suratına tam beş kez ateş ederek öldürüyor. Olaydan sonra da yıllar boyunca asla, tek bir kelime bile konuşmuyor. Theo Faber ise bir adli psikoterapist. Alicia'nın bulunduğu hastanede kadro açıldığını görünce, ona yardım edebilecek tek kişi olduğuna inandığı için başvuru yapıp işe kabul ediliyor. Bir yandan Alicia ile süren terapi seanslarını, Theo'nun olay hakkındaki araştırmalarını ve Alicia'nın günlüğünü okurken, diğer yandan da Theo'nun hayatına, ilişkisine şahitlik ediyoruz ve bu kısımlar da en az Alicia'nın olayı kadar heyecan verici. Gerilim türü çok fazla okuma tecrübemin bulunduğu bir tür değil. Ancak Sessiz Hasta çıktığı an, Goodreads puanlarıyla dikkatimi çekmişti ve türe olan bakış açımı tamamen değiştirdi. Bu kitaptan sonra bu türü okumaya kesinlikle devam edeceğim. Sessiz Hasta, her sayfasını bir sonraki sayfada neler olacağını merak ederek inanılmaz bir heyecanla çevirdiğiniz, gereksiz ayrıntılara girmeyip okurken bir an bile sizi sıkmayan, "şu sayfayı da okuyup ara vereyim" dediğiniz sayfanın bir türlü gelmemesini sağlayan, elinizden bırakamadığınız muhteşem bir kitap. Gerilim türünü sevenlerin mutlaka okumasını tavsiye ederim, benim gibi türe giriş yapmak isteyenler için de mükemmel bir başlangıç noktası olacaktır.
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,8bin okunma
10/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
Artık Dünya üzerinde alabileceği hiçbir hazdan tatmin olamayacağına kanaat getiren, haz düşkünü bir adam olan Frank, kendisine yeni hazlar tattırabileceğine dair efsaneler duyduğu Lemerchand'ın kutusuna ulaşır ve üzerindeki bulmacayı çözerek kutuyu açar. Kutunun açılmasıyla birlikte "Cenobite" denen ve hayal etmesi bile korkunç olan bazı canlılar dünyamıza gelir. Frank'e istediği hazzı vermeyi kabul ederler. Ancak, kendilerinin haz tanımıyla... Olayın üzerinden bir süre geçmesinin ardından Frank'in kardeşi Rory ve eşi Julia olayın yaşandığı eve taşınırlar. Ancak evde bazı tuhaflıklar vardır. Frank kadar günahkâr olan Julia, Frank'i kurtarmak için yeni kurbanlar ararken, aile dostları Kirsty de Rory'i bu durumun içinden çıkartmak için uğraşacaktır. Epik fantezi türünde yazmış olduğu romanları bolca korku öğeleriyle besleyen bir yazar olan Clive Barker, yazar kimliğinin yanında yönetmen, ressam ve yapımcıdır. Yazmış olduğu Cehennemlik Yürek isimli kitabını yine kendisi yönetmenliğini yaparak Hellraiser ismiyle sinemaya uyarlamış ve bu film korku sinemasının kültlerinden biri haline gelmiştir. Akıcılık yönünden kusursuz, okuyucunun merakını sürekli taze tutan bir kitap. Ayrıca bende birçok farklı duyguyu tetiklemesiyle de uzun süre akıldan çıkmayacak bir hâl aldı. Karanlık, insanın tutkularından yola çıkıp zihnindeki ücra köşelere yapılan, yer yer rahatsız edici bir yolculuk.
Cehennemlik YürekClive Barker · İthaki Yayınları · 2019833 okunma
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
Büyünün Rengi, 41 kitaplık Diskdünya Serisi'nin ilk kitabı. Başta böylesine büyük bir evrene giriş yapmak gözümü korkutsa da, okuyanların ne kadar çok sevdiğini gördükçe başlama konusundaki isteğim daha da körüklendi ve sonunda ben de bu büyülü evrene adım atmış oldum. Peki nasıldı böylesine devasa bir dünyanın ilk kitabı? Başlamadan önce yorumlarını okurken genelde "okur eleme kitabı" gibi şeyler söylendiğini görmüştüm. Bilirsiniz, bu tarz yeni evrenler kurulurken özellikle ilk kitapta biraz sancılı bir süreç yaşanır. Yeni bir dünyanın tanıtılması, karakterlerden bahsedilmesi falan derken, okuyucuyu biraz bunaltabilir. Lakin Diskdünya'da bunu hiç yaşamadım. Zaten Terry Pratchett ortama bir turist koymak gibi dahice bir çözümle, birçok şeyi ona anlatırken bize de anlatmış oluyor. Peki konusu ne bu kitabın? Diskdünya, devasa bir kaplumbağanın sırtındaki dört adet filin üzerinde bulunan bir dünya. Bu kitaptaki en önemli iki karakterimiz ise büyücülük okulundan kovulmuş, tek bir büyü dışında hiçbir büyü bilmeyen, beceriksiz büyücü Rincewind ve Diskdünya'nın uzak bir köşesinden gezmeye gelmiş, Diskdünya'nın ilk turisti olan İkiçiçek. Kitabın konusu da, bu "bitirim ikili"nin başlarından geçen maceralar. Kitap inanılmaz eğlenceli bir dille yazılmış ve Niran Elçi gibi çok önemli bir çevirmen tarafından dilimize çevrilip, Delidolu tarafından da özenle basılmış. Editör notları bile işe nasıl bir emek verilmiş olduğunu gözler önüne serecek cinsten. Kitabı yeni bitirdim ve şu an alıp ikinci kitabını okumamak için kendimi zor tutuyorum. Sanırım araya bir kitaptan fazla sokamayıp en kısa zamanda seriye devam edeceğim. Çünkü çok sevdim! Terry Pratchett'ın muhteşem bir hayalgücü, zeka ve espri yeteneğiyle harmanladığı bu büyülü dünyaya, daha ilk kitaptan hayran oldum. Serinin
Büyünün RengiTerry Pratchett · Delidolu Yayınları · 2015586 okunma
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2021 6. kitabı
Bu kitap hakkında spoiler vermeden nasıl yorum yapabilirim, hislerimi tam olarak nasıl yansıtabilirim bilmiyorum. Elimden geldiğince deneyeceğim. Söylemek istediğim ilk şey bilim kurgunun en prestijli ödülleri olan Hugo ve Nebula Ödülleri'ni kazanmış olsa da, bu kitabın asla ama asla yalnızca bilim kurgu olarak sınıflandırılamayacak olduğudur. Bilim kurgu denmesinin sebebi yalnızca ana tema. Bunun dışında kesinlikle bir bilim kurgu kitabı okuyormuş gibi hissetmeyeceksiniz. Çünkü bu kitap adeta bir edebi şaheser ve psikolojik yönü de en az edebi yönü kadar güçlü. Kitabın konusuna gelirsek, doğuştan düşük zekâya sahip olan Charlie Gordon, daha önce yalnızca hayvanlar üzerinde uygulanan ve son olarak Algernon isimli bir farede denenip, henüz herhangi bir yan etkisi tespit edilmemiş olan, zekâsının yükselmesini sağlayacak deneysel bir ameliyat için seçilir. Ameliyattan önce ve sonra, Charlie'nin durumu günlüğüne yazmış olduğu "ilerneme rapurları" sayesinde düzenli olarak takip edilmeye başlanır. Charlie tam da artık zeki olduğunu düşünüp arkadaş edinebileceği gibi bir fikre kapılmışken, bu kez de çevresindeki insanlar fazla zeki olduğu için kendisini kıskanıp ondan uzaklaşmaya başlarlar. Tüm bunların ortasında Algernon'da bir gerileme görülmeye başlanınca, Charlie'nin geleceği de belirsiz bir hâl alır...
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Reklam