Hevesle aldığım kitaplardandı, hevesim kursağımda kaldı. Yani karanlık romantizm okuru olarak bu kitabı beğendiğimi pek söyleyemem, hayatımda okuduğum en acemi karanlık romantizm kitaplarından -hatta okuduğum en acemi kitaplardan- biriydi. Normalde bu tür kitaplar biraz sürükleyici, heyecan verici falan olur, aksiyon, gizemli olur. Ama bu kitaptaki tek gizem, kadın karakterin annesinin nasıl öldüğü ya da nasıl öldürüldüğüydü. Kadın başkahramanımız da çok hassas, affedersiniz havadan nem kapan biri. Kitaba, özellikle de, savcılık mesleğine uygun bir karakter olduğunu düşünmüyorum. Yazar belki ilk kitabı olması dolayısıyla düzenleme fırsatı bulamamış olabilir ama birbirini tekrarlayan sözcükler, ifadeler, betimlemeler çok fazlaydı. Acemiliği yüzünden böyle olabilir, sorun yok ama ikincisini okuyacağımı sanmıyorum. Kalemi güzel, onun dışında ilgimi pek çekmedi. Ha bu arada erkek başkahramana ayar oldum, öfke sorunları var. Umuyorum ki yazar, ikinci kitabında bu kitapta yaptığı hataları tekrarlamaz ve okurunu memnun edebilir. Bu okur kitlesinin arasında benim olmayacağımı üzülerek söylüyorum.