Arthur Clarke, Gentry Lee'yi nerden arayıp bulmuş çok merak ediyorum. Kendi eserlerine nasıl ortak edebilmiş aklım almıyor. Bu kadar alakasız, bu kadar ikinci hatta üçüncü sınıf bir üsluba fikir teslim etmek inanılmaz bir karar. Adeta bir bilimkurgu ve Harlequin beyaz dizi/ pembe dizi karışımı. Yunus Adası romanında kısaca değindiği ve çok merak uyandırıcı o hikâyeyi uzun uzun işlemiş galiba diye umutlandığım ipuçları ile başladı roman. Ama sonuç berbat bir garabet. Aralara serpiştirilmiş o zorlama, her satırından pespayelik, sahtelik akan duygusal (!), mizahi(!), erotik(!) vs. bölümler... Offf çok kötüydü.
Rama serisinin de içine etmişti bu Lee efendi. Adını başka bir eserde görmem umarım.
BeşikArthur C. Clarke · Sarmal Yayınları · 19989 okunma
Politik strateji ve savaş içerikli fantastik romanları severim. Bu kitap da umut verici bir şekilde başladı ancak bir süre sonra anladım ki, yazarın üslubu acemi bir Brandon Sanderson taklidi gibi. Aslı varken taklit ile vakit kaybetmeye gerek yok.
Kan YeminiBrian McClellan · İthaki Yayınları · 2016222 okunma