Göksu Eda KUL

Göksu Eda KUL
@Goksueda
2/10
·192 syf.··
2026 15. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 17:46
Son zamanlarda okuduğum kitaplar arasında beni en çok zorlayan, hatta yer yer okuma isteğimi törpüleyen eserlerden biri Ben Beni Çok İhmal Ettim oldu. Naçizane çok okuyan biri olarak, her kitabın bana yeni bir pencere açmasını, en azından bakış açımı az da olsa sarsmasını beklerim. Ancak bu kitapta ne yazık ki böyle bir deneyim yaşayamadım. Kitap boyunca en çok hissettiğim şey tekrar oldu. Aynı düşüncelerin, benzer cümlelerle defalarca dile getirilmesi bir noktadan sonra metni ilerletmek yerine yerinde saydırıyor. Okur olarak yeni bir şeyle karşılaşma beklentim sürekli ertelendi. Bir anlatının içinde akmak, bir karakterin izini sürmek ya da bir hikâyeye tutunmak isterken; kendimi yalnızca ardı ardına sıralanmış öneriler ve kişisel çıkarımların içinde buldum. Yazarın bir kurgu inşa etmek yerine doğrudan fikirlerini aktarmayı tercih etmesi, kitabı benim için daha da zorlayıcı hale getirdi. Sanki zihnine gelen bir konu üzerine düşünmüş ve o düşünceleri filtrelemeden, derinleştirmeden olduğu gibi sayfalara dökmüş gibi bir izlenim bıraktı bende.Açık olmak gerekirse, bu metin bana bir kitabın gerektirdiği emeğin ve kurgu disiplininin yeterince hissedilmediği bir çalışma gibi geldi. Daha çok, yazarın içini dökme ihtiyacının kitaplaştırılmış bir hali izlenimini verdi. Bu durum, okurla kurulan bağı zayıflatıyor; çünkü yaşanmışlık hissi yerine, daha çok “empoze edilen” düşüncelerle karşı karşıya kalıyorsunuz. Üstelik kitapta yer alan pek çok “hayat dersi”, benim için yeni değildi. Aksine, yıllardır benimsediğim ve zaman zaman çevremdeki insanlara da dile getirdiğim düşüncelerin tekrarından ibaretti: Hayatın merkezine kendini koymak, başkalarına faydalı olabilmek için önce kendi iyiliğini gözetmek, kendini ihmal etmenin bedelleri… Bunlar elbette kıymetli düşünceler; ancak bir
1000Kitap
Ben Beni Çok İhmal EttimOnur Kankaya · Destek Yayınları · 2026227 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·248 syf.··
2025 50. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2025 02:03
Herkes biraz eksik, biraz yarım... Okurken bu eksikliğin içinde kaybolurken buldum kendimi. Kalabalık içinde yalnız olan iki karakter okuyoruz. Her satırda geçmişin özlenen tadı, çocukluğumuzun hatıraları, mahalle komşulukları, yaşlı ve çocuk ihmal edilişi, hüzün ve sevinçle karışık duygularla harmanlayıp bizlerle buluşuyor. Selime teyze kocasını çok seven ve onun tarafından çok sevilen ama bu sevgiyi erken kaybetmiş bir kadın. Dört çocuk annesi bir anne. Kocasını kaybettikten sonra ne kızlarının yanına sığabiliyor ne de oğlunun. Onların hayatında yokluğu da bir varlığı da sanki. Ve bir karar verir; bu onun dönüm noktası olur. Ardında telefonunu bile bırakarak hiç bilmediği bir yere gider ve aslında hep kocasıyla kurduğu hayallerdeki evde yaşamaya başlar. Ve Meltem… Annesi tarafından doğduktan sonra terk edilmiş, babası tekrar evlenince babaannesi ve dedesi tarafından büyütülmüş bir kadın. Babaannesinin tatlılarıyla, dedesinin bulmacalarıyla büyüyen, babasının evine bir misafir gibi gelip giden, her gittiğinde bir parçasını orda bırakan bir çocuk. Zaman geçer bir evliliği olur; ama bir türlü "aile" olamaz. En sonunda yeni tanıştığı bir arkadaşıyla bir yolculuğuna çıkar ve Selime teyzeyle yolları kesişir. Biri annesizliği diğeri evlatsızlığı, aslında ikisi de evsizliği anlatıyor. İkisi de farklı hayatlarda aynı yalnızlığı yaşıyor. O kadar bizden, o kadar içimizden ki…
1000Kitap
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,8bin okunma
9/10
·1062 syf.··
2025 46. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Kasım 2025 23:38
"Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin de mutsuzluğu kendine göredir." cümlesiyle başlar. Romanda modernleşen yaşam tarzıyla geleneksellik, muhafazakarlık temaları ön plana çıkıyor. Kitabın karakterleri Anna Karenina, kocası Aleksey Aleksandrovich, Anna'nın kardeşi Stepan Arkadyevich, Stepan'ın karısı Dolly, Dolly'nin kardeşi Kitty, Kitty'nin aşık olduğu ama sonradan Anna'ya aşık olan ve Anna'nın aşkı olan Vronski ve Kitty'ye aşık olan ve evlenen Levin. Anna, toplumun onu atfettiği kadınlık rollerini reddetmiş, eşinden başka bir adama aşık olmuş, onunla yaşamaya başlamış, hatta bu süreçte annelik görevinden de feragat etmiş. Tüm bu yaşananların ağırlığıyla, üzerinde hissettiği toplumsal baskıyla kendini soyutlamaya ihtiyaç duymuş bir karakter. İkinci çocuğuna annelik yapmayı bile reddeden kendi içinde ebeveynliğini bile cezalandırmak isteyen bir kayboluşun varlığı. Levin ise kitabın ikinci ana karakteri, roman boyunca kendi mutluluğunu, inançlarını ve toplumsal rolünü sorgular. ( Tolstoy'un aslında kendini anlattığı söylenen karakterimiz) Kitap bin sayfa üzerinde olsa da dili akıcı olduğu için hızlıca bitiyor. Neler olacağını merakla beklediğim ve okumaktan büyük zevk duyduğum bir kitap oldu.
1000Kitap
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,6bin okunma
8/10
·312 syf.··
2025 44. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Kasım 2025 00:27
"Ne yaparsanız yapın ne yaşarsanız yaşayın, çocukluk hayallerinizi kaybetmediyseniz hala masum sayılırsınız." Yazarımızdan okuduğum ilk kitabı.. Buna rağmen kalbime dokunmakla kalmadı boğazımda yumrular bıraktı sanki... Bir aşk macerasını unutmak için Mazi İmha Merkezinden medet uman Feribe'nin hikayesini okuyoruz esasen. Mizahın da ön planda olduğu bu kitapta tam duygulanmışken bir anda güldüğünüzü fark ediyorsunuz. Diğer kitaplarını da mutlaka okuyacağım en kısa zamanda... Teşekkürler Feribe.. Teşekkürler Vedat, Filiz, Ses, Mehpare ve son olarak toplu mesaj listeni güncelle Bay Nedim..
1000Kitap
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Doğan Kitap · 20195,4bin okunma