Tavşan gibi koşturuyorum ama yine de olmuyor. Ne yaparsam yapayım, yetmiyor yiyecek. Yoruluyorum artık, hepsi bu. Uykuyla dinlenemeyecek kadar yorgunum artık. Ne yapacağımı da bilemiyorum.
Başlangıçta işler böylece çözümlenir sanmıştım. Bir dua patlatırsın, bütün dertler sinek kanadına yapışan sinekler gibi o duaya yapışır, dua uçar gider, dertleri de birlikte götürür. Ama artık öyle olmuyor.
Hep dinlerim. O yüzden bu kadar düşünüyorum zaten. İnsanların konuşmalarını dinliyorum, dinliyorum, sonra bir zaman geliyor, insanların duygularını işitebiliyorum. Hep sürüp gidiyor bu. Dinliyorum, hissediyorum. Kanat çırpıyorlar durmadan. Tavan arasında kalmış bir kuş gibi. Kurtulayım derken bir tozlu pencerenin camında kanadını parçalayacak.