Biz Müslümanlar namaz kılmaktan , dua ve zikir okumaktan bir şey yapmazsak, emperyalistler ve onların zorba ve çıkar ortaklığında birleşebilen devletlerin bizlerle hiç işleri olmaz. Sen git istediğin kadar ezan oku, namaz kıl, gelsinler ve varımızı yoğumuzu götürsünler. Allah’a havale et, La havle vela kuvvete illa billah, öldüğümüzde inşallah bu tutumumuzun karşılığı bize verilir!
Bizim mantık ve düşüncemiz bu olduğu sürece, onların bizlerle hiç işi yoktur. Irak’ın İngilizler tarafından işgali sırasında, İngiliz subaylardan birisi, şöyle sormuştu: “Şu anda Minare’de ezan okumak üzere olanın, İngiltere siyasetine zararı var mıdır?” diye sordu. “Hayır!” cevabını verdiler. “O halde bırakın ne isterse söylesin!” dedi.
İnsanlığın başına gelen felaketin başlıca manevi etmeni Yahudilerdir.Bunun cezasını çekmeliler ve Führer’imizin dediği gibi, Yahudi ırkının Avrupa’dan hatta bütün dünyadan yok edilmesi lazımdır.
Yarı Yahudiler ne olacak? Yahudilerle akrabalığı olanlara, Yahudilerle evli bulunanlara ne işlem yapılacak?
Görülüyor ki bu alanda, henüz, yapacağımız çok iş var. Meseleyi kökünden halledinceye kadar da tabii, birçok kişisel facialar olacak. Fakat ne yapalım;çaresiz bugün üzerimize aldığımız bu işin faydasını çocuklarımız görecek.
Yahudi meselesinin kesin bir şekilde çözümlenmesi hakkında detaylı bir rapor okudum. Bu rapora göre, henüz Avrupa’da 11 milyon yahudi var. Her şeyden önce, bunları doğuya sürmek lazımdır. Savaştan sonra da mesela Madagaskar gibi bir adaya sevk edilmeleri düşünülebilir. Avrupa’da, bir tane kalmayıncaya kadar, bütün Yahudiler temizlenmedikçe bu kıta için rahat, huzur yoktur.
Ne var ki Yemen’de bu Osmanlı hakimiyetinin tarihi, ta başından beri, sonu gelmez karışıklıklar, isyanlar, mücadeleler tarihidir. Hele Abdülhamit zamanında Yemen, Türkler için düpedüz bir mezar olur.