Soru sorma konusunda bazı çekincelerim var. Bana mahşer sorgusunu hatırlatıyor.Sen bir soru sorarsın, o soru başka bir soruyu tetikler. Hareket eden taşın başka bir taş hareket ettirmesi gibi.Düşün ki bir tepenin üzerinde oturuyorsun. Taş senden uzaklaşır ama diğer taşları harekete geçirir.Sonra arka bahçede kendi işine gücüne bakan ve senin aklın ucundan bile geçmeyecek olan yaşlı, kendi halinde bir adamın kafasına çarpar.Geride yas tutan ailesi kalır.Hayır, hayır efendim, bu konuda çok katıyım.Bir işten ne kadar tuhaflık varsa o kadar az soru sorarım.