Bundan beş sene evvel, üniversite sınavına hazırlanırken; edebiyat bölümü dahilinde bu romanımsı öykü kitabının namını duymamak ne mümkün. Ne derlerdi; ilk gerçekçi köy romanı. E bu yüzden hem okuması kolay diye, hem de biraz meşhur diye okumak istedim. Bu sıfatının dışında, pek de bir numarası yok.
Karabibik bir köylü, tek hayali bir çift öküz satın almak. Öküzleri alınca köylü ahalisince popüler belleneceğini düşünür vaziyette, bu hayaline ermenin yollarını arar durur. Kızı geçkin Huri'yi Koca İmam'ın oğlu Sarı Simayil'e vererek öküzlerine erişme planı suya düşünce - çünkü Sarı Simayil, Köşkarlı Yusuf Ağa'nın beslemesine taliptir - o da kasabanın yolunu gayrimüslim tüccar Anderya'dan borç almak üzere tutar. Onun yerine başka bir tüccardan yirmi mecit borcunu alır, öküz hayalini gerçekleştirir ve kızı Huri'yi de everdikten sonra neşesi yerine gelip sade hayatını devam ettirir.
Hepi topu bundan ibaret. Ben okumasını birazcık zor buldum, dili her ne kadar günümüz Türkçe'sine uyarlanmış olsa da akıcı bir kitap değil, bu yüzden kolay sindirilmiyor.