Kitap okumayi seviyorum. Buradaki amacim sadece kitaplar hakkinda insanlarin fikirleri ve begendigim yazilari alintilamak.LUTFEEEEEN TANISMAK ICIN YAZI YAZMAYIN. Cevap yazmam. Ustelerseniz engellerim.
Sakin ol, onlara dikkatini verme. Yanlarından geçerken bana bir şey anlat mesela. Hatta şimdiden başlasan iyi olur, yaklaştık bayağı."
"Ha? Ne anlatayım?"
"Anlat hadi, başını o tarafa çevirmeden."
"Anlatayım tabii... Anlatayım, eee... anlamaya gelince, anlamadım deyip çıktı işin içinden. Anlamadan dinlemeden, ahını aldık, Allah'a havale ettik. Senin anlayacağın, Alman usulü hallettik hesabı, alarmı bile kurmamıştık daha."
Böylece yanlarından geçtik. Kız kıkır kıkır gülüyordu.
"Sen şimdi bunları normal görünmek için anlattın değil mi?"
"Bilmem, sen anlat deyince, ağzıma geleni söyledim."
"İyi ki duymadılar."
Metronun koridorlarında yürüdük birlikte.
Birlikte tekrar metroya yürümeye başladık.
"Başın dertte gibi bir halin var," dedi.
"Evet, yani kimliğimi kontrol edecek olurlarsa başıma dert açılabilir."
"Etmezler, merak etme."
"Nereden biliyorsun?"
"İkimiz yanlarından konuşarak geçeceğiz. Rahat bir şekilde... Bizimle ilgilenmeyecekler bile, sadece yalnız ve kararsız tiplerle ilgilenirler. Benimle olduğun sürece sorun yok."
O sırada, yanımdan "Ben buradayım," diye bir ses duydum.
Geçen hafta otobüs durağında kitap okurken gördüğüm kıvırcık saçlı kız, mahcup bir gülümsemeyle karşımdaydı ve bana bakıyordu. Beni kurtarmak için cennetten inivermişti. içgüdüsel bir hareketle ona sarıldım.
"Terlemişsin," dedi gülerek.
"Biraz sıkıntı içindeydim de."
"Evet, anlaşılıyor."
Hafifçe geri dönüp az önce peşimden gelen adama baktım. Yirmi metre kadar ötemizde durmuş, bize bakıyordu. Yanımdaki kıza başıyla belli belirsiz selam verdi.
"Tanışıyor musunuz?" dedim.
"Her gün buradan geçtiğimiz için..."
Metro girişinde durduk, bir kuyruk oluştu. Ortama uygun davranmaya çalışıyordum, kıyafetim de diğerlerine benziyordu, her sabah bu yolla işe giden biri olduğumun düşünülmemesi için hiçbir neden yoktu. Ama burada neden durakladığımızı şiddetle merak ediyordum. Elimden geldiğince göze çarpmadan, bu duraklamanın sebebini anlamaya çalışıyordum. Oysa çevremdekiler duruma alışkındı, önümüzde ne olduğunu benim kadar merak eden yok gibiydi. Eskiden bir şeyi merak ettiğinizde önünüzdeki ya da arkanızdaki kişiye sorabilirdiniz. Şimdi böyle bir şey düşünülemez bile.
Televizyon tartışmalarından biliyorum, arada bir SMK'nın sahip olduğu neredeyse sınırsız yetkiyi eleştirmeye yeltenen birileri çıkar, hemen susturulur, korkunç salgına karşı duyarsızlıkla suçlanır.